Sinema, yediden yetmişe herkesin ilgi duyduğu ortak bir sanat dalı. Son yıllarda Türk sinemasında yaşanan yükselişin, bu ilgiyi daha da artırdığı kesin. Birbiri ardına gösterime giren başarılı yapımlar sayesinde sinemanın yakaladığı yükseliş grafiği ve sinemaya gösterilen teveccüh devam edecek gibi görünüyor.
Hal böyle olunca sinema haberleri de ilgi gören konular arasında yerini alıyor. Bu durum genç sinemaseverlerin de ilgisini çekti ve yayın hayatına geçtiğimiz günlerde başlayan bir sinema dergisinin çıkmasına vesile oldu. Yalnız, bu dergiyi bayilerde bulmak mümkün değil. Aslında bu dergi, öyle diğerleri gibi kuşe kâğıda basılan, alışılmış formatta bir dergi de değil. Sinemalife’ın sayfalarını karıştırmak için internete girmeniz yeterli. Türkiye’nin online ilk sinema dergisi olma özelliği taşıyan neşriyatın sayfalarını, aynı bir derginin sayfalarını açtığınız gibi bilgisayar ortamında da karıştırabiliyorsunuz. Sitede sinemayla ilgili birçok haber var. Vizyondakiler, gelecek filmler, yeni çıkan DVD’ler, ünlü oyuncularla yapılan röportajlar, unutulmaz filmlerden unutulmayan replikler, aktör ve aktrisleri tüm yönleriyle anlatan yazılar... Tüm bunların yanında sitede bulunan ‘kült’ bölümü, okuyucuların dikkatini çeken en önemli sayfalardan biri. Burada sinema klasiği sayılan filmler, sinema konusunda donanımlı editörlerin kaleminden tüm yönleriyle tanıtılıyor. Dergi ilk sayısının kült köşesinde ‘Olağan Şüpheliler’i tüm yönleriyle anlattı. Ayrıca sinema bilgisine ve kalemine güvenen gençler de dergide yazılarını yayınlayabiliyor.
Derginin genel yayın yönetmeni Mert Karadağ, Türkiye’de ilk kez yapılan ‘internetten dergi neşretme’ fikrinin aniden ortaya çıktığını söylüyor. Derginin sanat direktörü Soner Yıldırım’ın bir gece yarısı aklına gelmiş ve hemen sinema tutkunu arkadaşlarını aramış. Yıldırım, “Beni heyecanlandıran bu fikir, arkadaşlarımı da heyecanlandırdı. Fikrimi onlara anlattığım gece, bu derginin temelleri de atılmış oldu.” diyor. Dergiyi internet üzerinden yayınlamak, hem okuyucular hem de dergi yöneticileri için avantajlı olmuş. Çünkü sinemaseverler, sektörde olan bitenden anında haberdar olabiliyor. Yeni çıkan bir filmi öğrenmek için yahut sinema hakkındaki güncel bilgileri edinmek için beklemeye gerek yok. Site sürekli yenilendiğinden, sayfalarda hep güncel haberler yer alıyor. Mert Karadağ, internetin nimetlerinden birinin de ‘gelecek sayıyı bekle’ zorunluluğunu ortadan kaldırması olarak değerlendiriyor ve şöyle konuşuyor: “Bu konuda çok rahatız. Herhangi bir gelişme olduğu takdirde o değişikliği okuyucularımızla anında paylaşabiliyoruz. Hatta kapağı değiştirmek için bir sonraki sayıyı beklememiz bile gerekmiyor.”
Site yöneticileri, sinemalife’ın internetten yayınlanmasının hemen herkesin işine geldiğini söylüyor. Siteye girerken üyelik yaptırmanıza gerek yok, hiçbir ücret talep edilmiyor. Karadağ, sitenin diğer avantajlarını şöyle sıralıyor esprili şekilde: “Kâğıda, tonere zam geldi bahanesi sinemalife’a uzak. Hem de dergi çıkaracağız diye de ağaçları kesmiyoruz. Bilakis kâğıttan tasarruf ediyoruz.”
Derginin hazırlanmasında, farklı mesleklerden sekiz kişinin emeği var. Bunların ortak yönü ise internet ve sinema. Sanal âlemde konuyla ilgili ciddi bir açık bulunduğunu belirten derginin sanat direktörü Soner Yıldırım, “Teknoloji, önüne geçilemez bir hızla ilerliyor. İnterneti bu anlamda büyük iyi bir imkân olarak görüyoruz. Tüm sinemaseverler, sinema adına her şeyi bu sitede bulabilecekler. Sitemiz içerik açısından olduğu gibi görsel anlamda da çok zengin. En geç birkaç sayı sonra dergimiz tüm sinemaseverlerin bildiği bir site olacak.” diyor.
Dergi daha şimdiden 400 binin üzerinde hit almış ve 10 bin kişi okumuş bile. Gelecek ayki sayısı da tamamlanmak üzere. İçeriği her geçen gün zenginleştirmek için çalışıyorlar. Derginin yöneticileri önümüzdeki günlerde sinema seyircilerini sitenin müptelası yapacak yarışmalar da düzenleyeceklerini söylüyor. Sonunda DVD ödülü verecekleri bilgi yarışmalarını bu etkinliklerden birisi olarak belirlemişler bile.

Bloglar için reklam alanı 'na sizin blogunuzun reklamı için para talep etmiyorum.Yanlızca, 460 x 60 boyutunda bannerinizi harunblog [at] gmail nokta com adresine yolluyorsunuz, Bende bloguma ekliyorum.Aynı zamanda sizde benim bloguma ait bannerinizi koyuyorsunuz.
800 x 400 piksel çözünürlüğünde dokunmatik ekrana sahip olması planlanan Newton'un ekran genişliği ise 5.2". Diğer özelliklerine bakacak olursak Intel'in Silverthorne işlemcisini ve Mac OS X Leopard işletim sistemi dikkat çeken ayrıntılardan. Modelin 2008'de satışa sunulması bekleniyor.
Apple Newton, 1993 yılında piyasaya çıktığında pazardaki ilk PDA'lardan (personal digital assistants) birisiydi. İlk modeller oldukça pahalı ve sorunluydu. Devam eden Newton modelleri ise geliştirilerek bu engeller aşılmaya çalışıldı. Ancak rakip Palm hızlı adımlar atarak Palm Pilot modeliyle daha hafif, kullanımı kolay ve ucuz bir PDA'yla pazarın liderliğini ele geçirmişti. 1997 yılında Palm yüzde 66 pazar payına sahipken Windows CE yüzde 20, Newton ise sadece yüzde 6 paya sahipti (araştırma firması Dataquest). Newton yüksek popülaritesine rağmen 200.000 adedi kullanımdaydı. Gelişmelerin ardından 1998 yılının Şubat ayında Apple, Newton'a son noktayı koydu. Ancak fanatik kullanıcılar teknolojideki gelişmelerle Newton'ı modifiye ederek çağa ayak uydurmaya çalıştılar. Wi-Fi (802.11b), GSM ve GPRS Newton üretimden kalktıktan sonra yaygınlaşsa da meraklı kullanıcılar bunları PDA'ya adapte etmeyi başardı. 160MHz işlemci hızı ve 4MB bellek çok az kalsa da bazı kullanıcıları Mp3 dinlemek için bir iPod'a 300 dolar vermekten kurtardı. Newton'ın en büyük sorunu ise büyüklüğü olmuştu. Şuanda hala kullanımda olan 20bin Newton olduğu düşünülüyor.


Eğer
Büyük acımız şehitler… Çikolata soslu tatlılar... İçi dışı bir buzdolapları… Toplama masaüstleri... Seksenler, yakınsamalar ve kuğuboyları… Bunların hepsi de birbirinden ilginç içerikli blogların isimleri. Zira, farklı kültürlerden pek çok gencin hazırladığı bu bloglara girdiğiniz zaman ağzınız açık kalıyor. Ve aralarında bağımlılık oluşturanlarda olabiliyor. Keza, bu gibi blogların halihazırdaki tutkunlarına bakacak olursak, sayıları azımsanacak gibi değil ve her geçen gün de artıyor.
Web'de harcadığınız emeğin karşılığını almanın en kolay yolu, tıklama başına ödeme yapılan (PPC, Pay per Click) global reklam ağlarından geçiyor.
Bunca aydır, footer'larımızda yazan "bu site bir Hsection üyesidir" ibaresini, sonunda somut bir hale getirmeyi becerdik.Blogger üzeri ilk webshop 




“
Ceza - Evin Delisi Tracklist
25 Aralık 2007 tarih ve 19:08 saatinde 

Crysis için yeni multiplayer harita paketi yayınlandı. 186MB'lık bu resmi paket ile oyuna 5 yeni multiplayer haritası ekleniyor.
Bilgisayar kullanıcıların güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan BitDefender’ın yeni versiyonu çıktı. Otomatik güncelleme, ICSA Labs sertifikalı motoru ve daha birçok özelliği ile dikkat çeken güçlü güvenlik yazılımı, 200’ün üstünde ülkede, 41 milyon ev ve iş kullanıcıları tarafından kullanılmakta. Ev kullanıcıları için ideal olan BitDefender Standart Edition, bilgisayarınızı virüslerden koruduğu kadar, önemli bilgilerinizi internet korsanlarına karşı da koruyor.
Flock nedir? 
Yeni yılda yepyeni bir açık kaynak kodlu arama motoru internet kullanıcıları ile buluşacak. 
Gördüğünüz bu fotoğraf 
Kötü geçen Vista maceram sonrası, XP'ye dönmeye karar verdim. Bayram tatilinde bu işe zaman ayırıp temiz ve kararlı bir sistem kullanmayı arzu ediyordum. Ancak ilk sistemi kuruşumda harici sabit diskimi bağlı unuttuğumdan Windows bu sürücüye öyle bir harf atadı ki, bu harfi değiştirmek mümkün olamadı. Evet, olamadı. Bu yeterince canımı sıktığından tekrar Windows XP kurdum. Bu kez de kurulum yapacağım C olan bölümü artık D olarak görmeye başladı, D olan kısımsa C oldu. Mecbur D üzerine Windows kurdum. Bu kez de eski yazılımlarımın yedekleriyle ilgili C ve D karmaşası yaşandı.
Windows programlarının Mac OS X'de çalışmasını sağlayan Crossover uygulaması 





iDiamond ear, 18 karat altından oluşuyor. Yaklaşık 204 elmas şu an gözlerinize doğru parlıyor. Kulaklıklar kuyumcu 






Bilmediğiniz bir şeyi -hatta düne kadar benim de bilmediğim bir şeyi- sizinle paylaşayım dedim. umarım, fydalı olur.
Manuelizmin
Almanya’nın önde gelen siyasi dergilerinden 


1957'den beri İngiliz Kraliyeti her yıl İngiliz halkına yeni yıl mesajları veriyor. Ancak bundan 50 sene önce 




Apple'ın yeni çıkaracağı iPod'lar Otomatik Ses Kontrolü ile kulaklarınızı koruma altına alacak.
AMD-ATI, 2. nesil DirectX 10 ekran kartı serisini tamamlayacak son modelleri de ortaya çıkarıyor. 