Türkçe kaliteli müzik içeriği takip etmek için uygun birkaç blog var. Modern Rok Hamlesi de bunlardan biri. Hafif ukala, fazlaca alternatif eğilimli bir yanları olmakla beraber bu blogger’lar gerçekten de müziklerini biliyorlar. Duymadığım bir sürü gruptan onlar sayesinde haberim oldu ama eminim onlar da benim bildiğim bir sürü grubu duymamışlardır! :-)
Modern Rok Hamlesi
Bunu yazan tosun: Tarantino 0 Yorum! Gözlemci;
Etikekler: Modern Rok Hamlesi, siteler, Yakın Takip
Arkamda biri mi var?

Pizza Makası

Bunu yazan tosun: GoogleBoy 1 Yorum! Gözlemci;
Etikekler: Gadget, Pizza Makası, tasarım
maNga "Şehr-i Hüzün" ile döndü

Manga’nın yeni albümü “Şehr-i Hüzün”, Nisan ayında rafları şenlendirmeye başladı. Peki Manga, beş yıl önceki kadar gaza getirebilecek mi?
Manga ilk çıktığında birer bebe olan dinleyiciler, şimdi beş yaş daha büyükler, beş yıllık müzik birikimleri daha var. Cem dışında hepsini basan emo imajların da sayesinde yeni dinleyicileri memnun etmek kolay olacak ancak beş yıl önce grup için deliren dinleyiciler, “Şehr-i Hüzün” ile mutlu olabilecekler mi?
Albümün ilk videosu, ‘Dünyanın Sonuna Doğmuşum’a çekildi. Şarkı, ‘Bir Kadın Çizeceksin’in kardeşi değilse de, görümcesi olabilecek kadar yakın, çıkış için de doğru bir seçim. Öte taraftan, albümün genelini temsil etmiyor. Manga’nın da eski dinleyicileri ile büyüdüğü ortada. Albümün ‘Dünyanın Sonuna Doğmuşum’ haricindeki şarkıları, daha olgun, daha yetişkin. Ufak bir sorun, yetişkinliğin bestelerden çok düzenlemelerde olması. Albümün geciktikçe gecikmesi ile yıllardan beri hazırda bulunan bestelere yeni kayıtlar yapılmış sanırız. Prodüktör Haluk Kurosman, masteringi yapan Ted Jensen ve Jensen gibi dev bir ismi bağlayabilen Sony BMG’yi tebrik etmek gerekli.
Albümün 16 şarkısı var. Bir intro, bir outro ve iki de şarkı arası geçiş şeklinde dört enstrümental iş var. Kalan şarkıların besteleri yeterince akılda kalıcı, en önemlisi “seviyorum sormadan, öpüyorum kasmadan” gibi acemice sözler artık yok. Klavyenin ağırlığı hissediliyor, hatta Tuluyhan Uğurlu, “İstanbul Kanatlarımın Altında”nın tema müziğini çalmış – ki bizce gayet gereksiz olmuş. Scratch efektlerinin modası geçti, Efe’nin acilen yeni numaralar bulması gerekli. ‘Beni Benimle Bırak’, ‘Hayat bu İşte’, ‘Her Aşk Ölümü Tadacaktır’ gibi şarkılar arasında, sırf konserlerde seviliyor diye ‘Evdeki Ses’ sıkıştırmak da biraz zorlama durmuş gibi.
Bunu yazan tosun: Kurban 2 Yorum! Gözlemci;
Etikekler: maNga, müzik, yeni albüm
2009 İstanbul Müzik Festivali
37 yıldır Türkiye"nin ve dünyanın en önemli sanatçı ve topluluklarını İstanbul"da müzikseverlerle buluşturan Uluslararası İstanbul Müzik Festivali, 5-30 Haziran tarihleri arasında yine dopdolu bir programla yaza merhaba diyor...
En İlginç Fotoğraflar
Sizlere bu hafta internette en çok tıklanan fotoğraflardan birkaç tanesini sunmak istedim.Bu fotoğraflara bakarken hem güleceksiniz, hem de eğleneceksiniz.Gülmeye hazırsanız başlıyoruz...
Facebook'ta İlginç Görüntüler

Anasayfası açıkken yapılacak olan bir kaç işlemden sonra sitenin gizemi ortaya çıkıyormuş. Arkdaşlar internette görmüş sağolsunlar bana haber verdiler ben de Blogzin'de paylaşayım dedim.Yapılması gerekenleri aşağıdaki listeciğe sıraladım...
1- Klavyenizden iki kere yukarı ok işaretine basın...
2- İki kere aşağı ok işaretine basın...
3- Sol tuşa bi kere basın...
4- Sağ tuşa bi kere basın...
5- Sol tuşa bi kere basın...
6- Sağ tuşa bi kere basın...
7- "b" harfine basın...
8- "a" harfine basın...
9- Enter''a basın...
10- Son olarak farenizin sol tuşuna basın.
Bunu yazan tosun: Ufuk Canlı 5 Yorum! Gözlemci;
Etikekler: facebook, ilginç görüntüler, sosyal ağlar
İnsan Evriminin Kayıp Halkası
Bilim adamları, Almanya'nın Messel maden ocaklarında bulunan, 47 milyon yaşındaki bir madagaskar maymununa ait fosilleşmiş iskeletin, insan evriminin ’kayıp halkası’ olduğunu ve bu konuda devrim yaratacak kanıtlar sunacağını söylüyorlar.
Bilimadamları, ‘Ida’ adını verdikleri 3 ayak uzunluğundaki Madagaskar maymununa ait fosilleşmiş iskeletin, maymun ve insanın ortak atası olabileceğini ileri sürdüler. 47 milyon yıl önce gölde ölen ‘maki’ türü yaratığın kalıntılarını muhteşem sunumla gözler önüne seren bilim adamları, kalıntıların insanoğlunun soy ağacı ve evriminin önemli ‘kayıp halkası’ olduğunu iddia ettiler.
Bu gibi olaylara gelecekte daha çok rastlayacağımız kesin.İnsan evriminde daha nice kayıp halkalar olduğuna inanıyorum.Bazıları evrim denen şey gerçek değil diyor ama bu olaylar insanları düşünmeye zorluyor.Bence saçma sapan konuşmaktansa araştıralım, düşünelim ve en sonunda kararı verelim.Bu arada Hz.Google bu olaya özel logo yapmış, Hz.Google ve çalışanları gündemi çok iyi takip ediyorlar...
Bunu yazan tosun: Ufuk Canlı 0 Yorum! Gözlemci;
Etikekler: fosil, ida, insan evrimi, kayıp halka, maki
Google'ın Eurovision Tahmini
Ali'nin Sekiz Günü

Cemal Şan'ın Zeynep'in Sekiz Günü ile başlayıp Dilber'in Sekiz Günü ile devam eden üçlemesinin son halkası seyirciyle buluşuyor. Filmin başrollerinde Serdar Orçin, Begüm Birgören, Ufuk Bayraktar, Uğur Polat var.
Konusu
Ali’nin hayatı, evi ve sahibi olduğu bakkal dükkânı arasında monoton bir düzen içinde geçmektedir. Her gün aynı şeyleri yapmaktadır. Bu sıradan hayatı mahalleye taşınan Zeynep ile değişmeye başlar. Zeynep’e duyduğu platonik aşk onun hayatına beklenmedik bir heyecan katmıştır. Ali’nin aynı zamanda kiracısı olan belalı işlerle meşgul olan bir adam daha vardır: Kemal, ki Ali’nin kâbusu olmuştur. Kirasını ödemediği gibi onu korkutarak borç diye ama hiç geri ödemediği paralar almaktadır.
Ali’nin, mahalleye taşınan Zeynep’in bakkaldan alış veriş yapmasıyla başlayan küçük sohbetleri olur. Bu sohbetlerden etkilenen Ali, Zeynep’i merakla takip etmeye başlar ve onun hayatında bir başka erkek olduğunu öğrenir: Mehmet. Ama Zeynep’in mahalleye taşınmasının gerçek amacının hayatından Mehmet’i çıkarmak için bir adım atmak olduğunu öğrenmiştir. Bu Ali’yi bir parçada olsa umutlandırmıştır. Fakat Ali, Zeynep’in Mehmet’le ilişkisine devam ettiğini ve evden ikisini birlikte çıkarttığını görür...
Film çok güzel birşeye benziyor.Daha izlemedim ama izlemeyi düşünüyorum.Filmin fragmanını izlemek için buraya tıklayın...
Türk Zekası Altın Üretti

Doğaya olan ilgisi nedeniyle biyomimetiği seçen Prof. Dr. Candan Tamerler, ekibiyle birlikte kimyasal ortamda altın parçacığı üretmeyi başarmış.
Biyomimetik, doğadan esinlenerek yeni teknolojilerin yolunu açan bir bilim dalı. İTÜ Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Candan Tamerler ise bu dalda dünyada araştırma yapan birkaç kişiden biri. Doğaya olan ilgisi nedeniyle biyomimetiği seçen Tamerler, ekibiyle birlikte kimyasal ortamda altın parçacığı üretmeyi başardı ve büyük bir devrimin öncüsü oldu.
İnsanın, hobilerini yaptığı işle birleştirmesi, büyük başarıların sırrı olabilir mi? Prof. Dr. Candan Tamerler’in kariyerini ve projelerini dinlediğinizde ilk aklınıza gelen soru bu oluyor. Çünkü Tamerler, doğaya olan ilgisiyle bilimsel çalışmalarını buluşturup belki de insanlık tarihine damgasını vuracak bir alanın dünyadaki öncülerinden biri olmuş.Türk profesörünü kutluyoruz ve başarılarının devamını diliyoruz...
Bunu yazan tosun: Ufuk Canlı 0 Yorum! Gözlemci;
Etikekler: altın, bilim, biyomimetik, kimyasal, türk zekası








