google etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
google etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

WebSırrı: Google ve diğerleri


Arama motoru deyince artık aklımıza 'arama motoru sektörü'nü neredeyse tekele bağlayan Google’dan başkası gelmiyor. Örneğin hazırlamanız gereken bir ödev olduğunda doğru kelimeleri yazarak aradığınız konuyu bulacağınızdan emin olabiliyorsunuz.

Aynı şekilde bir görsel ya da fotoğraf aradığınızda da Google’dan daha iyi bir rehber yok. MetaCafe ve YouTube’u satın alan, üstüne Google Video sitesine sahip olan Google, video aramalarının da tartışmasız bir numarası.

Misyonu insanlığın bilgi paylaşımını sağlamak ve buna herkesin ulaşmasını sağlamak olan Google, bilgi paylaşımını video, resim veya web siteleriyle de sınırlı tutmuyor. Artık sayısını bile sayamadığımız servisleri ile Dünya sınırlarını dahi aşıp, bize uzayın derinliklerini gösteren Google gerçek anlamda bilgi paylaşımını sağlayan bir servis artık.

Fakat arama motorları tabii ki Google’dan ibaret değil. Google’dan önce de ismi en az Google kadar telaffuz edilen büyük isimler vardı ve eminim ki bundan sonra da olacak. Bilgi paylaşımını ve kolay erişimi amaçlayan arama motorlarının tarihi tahmin edebileceğinizden çok daha eskiye dayanıyor.

The Memex
Bugün tarayıcınızda açtığınız bütün arama motorlarının fikir babası 1945 yılında Atlantic Monthly gazetesinde yayınlanan Vannaver Bush imzalı 'As We May Think' makalesidir. II Dünya Savaşı sırasında insan ırkının geçmişini arşivleme gereksiniminin doğduğunu düşünen Dr. Bush, baskı teknolojisinin artık insanlık tarihini arşivlemede yetersiz kaldığını düşünüyordu.

Makalesinde 'Bilim için yararlı olan bilgiler arşivlenmeli ve sürekli üstüne bir şeyler katılmalıdır. Aynı zamanda bu bilgiler kolay ulaşılabilir ve sınıflandırılmış olmalıdır' diyen Vannaver Bush, sadece arama motorlarını değil, günümüzün en büyük ansiklopedisi Wikipedia’yı da adeta Nostradamus’un tarifleri kadar etkileyici bir biçimde modellemişti.

'İndeksleme teknolojilerimizin gelişmemişliğinden dolayı başarıyı yakalayamıyoruz. Bir bilgiye ulaştığımızda, ilgili bilgilere de kolayca ulaşmamız gerekir' diyen Vannaver Bush’un önerdiği sistem sınırsız bir hafızaya sahip, çok hızlı, güvenilir, büyütülebilir ve çağırma sistemi olan bir yapıydı. Kendisi bu hayali yapısına “Memex” adını verdi ve arama motorlarının ilk fikrini de ortaya çıkarmış oldu

Smart
Modern arama teknolojilerinin atası Memex ise, babası da SMART ile Gerard Salton’dır. SMART’ın açılımı 'Salton’s Magic Automatic Retriever of Text' yani Salton’ın Sihirli Yazı Bulucusu... SMART’ın içindeki vektör uzay modeli, birim ayırma teknikleri ve benzerlik teknikleri hala kullanılmaktadır.

56 sayfalık “İndeksleme Teorisi” kitabinda ise arama motorlarının şu an bile kullandığı bazı testlerin sonuçları vardır.

Arama motorları tarihine adını yazdıran bir diğer önemli isim, 1960 Yılında Project Xanadu’yu başlatan Ted Nelson ise 1963 yılında 'hypertext' ve 'hypermedia' kelimelerini bilim literatürüne katmış bulunuyordu.

Dokümanlar arası bağlantılara izin veren hypertextler Xanadu’nun temelini oluştursa da Project Xanadu 1998 yılına kadar faaliyete geçemedi. Hypertextler ise günümüz web’inin temel yapısını oluşturuyor.

Archie
Günümüzde kullandığımız anlamda ve bildiğimiz Google görünümündeki ilk arama motoru 'Archie'ydi. 'Archive' yani arşiv kelimesinin mutasyona uğramış hali olan Archie, 1990 yılında Montreal’deki McGill Üniversitesi’nin bir öğrencisi olan Alan Emtage tarafından yapıldı.

Archie data toplamak için yazılı girdiyi alarak dosya adlarıyla karşılaştırıyor ve uyan sonuçları ekrana taşıyordu. Zamanla Archie devasa bir 'dosya adları arşivi' haline geldi.

Hala hizmet veren, internet tarihinin ilk arama motoru Archie’ye buradan ulaşabilirsiniz.

Çin malı Google: Baidu
2000 yılında Robin Li Baidu’yu kurduğunda çoğu kişi ona 'hadi canım sende' derken, Li hiç aldırmadan gözünü Çin’in Google’ı olmaya dikmişti. Şu an 3 milyar dolarlık piyasa değeriyle Baidu daha önce kimsenin cesaret edemediği bir işe girişti ve evinde, Çin’de, Google ve Yaho0!’ya cesurca diklendi.

Baidu’nun Çin’de bu kadar büyümesinin arkasındaki ilk sebep tabii ki Çin hükümetinin düzenli aralıklarla Google ve Yahoo gibi uluslararası bilgi kaynaklarını sansürlemesi gösterilebilir.

Fakat Baidu’nun bu kadar başarılı olmasının arkasında daha inandırıcı sebepler de var. ABD’de uygulanan “yayın hakları” konusundaki titizlik Çin’de aynı düzeyde değil. Bu da MP3 ve video aramaları da yapabilen Baidu’nun ekmeğine yağ sürüyor.

Bir röportajında Çin’de nasıl bu kadar başarılı olduğu sorulduğunda Çin’de internet kullanan 130 milyon kişinin yüzde 80’inin 30 yaş altında olduğunu ve aradıkları şeylerin haberler, bloglar veya araç kiralama şirketleri olmadığını sadece ve sadece eğlence olduğunu söyleyen Robin Li, tıpkı Google gibi görünen Baidu ana sayfasına da bu fikirle uyumlu olarak MP3 ve video arama butonları eklemiş.

Geleceğin Özel arama motorları
Bugün çoğu arama motoru öncelikli olarak algoritmik işlemeye dayanıyor ve sonuçlar popülerliğe göre sıralanıyor.

Ama daha iyi sistemler bu düz yaklaşıma eklenmek üzere. Google’ın Araştırma Müdürü Peter Norvig: 'Kullanıcının maksadını ve içerik sağlayıcının amacını daha iyi anlamak için çalışıyoruz' diyor. Arama teknolojisi üzerinde çalışmalara ciddi şekilde yatırım yapan diğer bir firma da Microsoft...

Microsoft’un amacı; eğer birisi 'Jaguar' kelimesini arıyorsa bunun araba mı yoksa ormandaki büyük kedi mi olduğunu anlayabilecek bir arama motoru geliştirebilmek. Arama motorları, daha iyi bilgi kaynakları ekleyerek daha kişiselleştirilmiş sonuçlar sağlayabilirler.

Örneğin; bir arama motoru yirmi yıl önce dünya kupasını kimin kazandığını söyleyebilir ama çevredeki en iyi dönercinin kim olduğunu söyleyemez. Bu yüzden arama motorları bünyelerine küçük gruplar arasında bilgi paylaşımı için sosyal ağ özellikleri eklemeye çalışıyorlar. Sosyal ağ üzerinde arama, diğer alanlara doğru da genişleyecek.

Örneğin; YouTube gibi video sitelerine klip gönderenler ve onları izleyip yorumlayanlar diğerlerini de cesaretlendiriyor. Zaman içinde video sitelerindeki bu sosyal iletişim daha çok ortaya çıkacak, insanlar diğerlerinin videolarına anahtar kelimeler ekleyecek.

Sonra da topluluk tarafından güçlendirilmiş bir aranabilir özellik seti oluşacak. Bilgi girişini teşvik etmek, arama yapanların daha kişiselleştirilmiş sonuçlara ulaşmalarını sağlayacak.

Örneğin; Google, şu anda kullanıcılara öneriler sunarak daha iyi sonuca ulaşabilmek için yardımcı olmaya çalışıyor: 'Görünüşe göre şu tarz bir arama yapmaya çalışıyorsunuz' diyerek kullanıcıyı uyarıyor ve kullanıcının sonuca daha kolay ulaşabilmesi için nasıl arama yapması gerektiğini gösteriyor.

'Leb' demeden 'leblebi'

Basit bir ifade ile anlatmak gerekirse 'Semantik web', dataya daha fazla tanım veya anlam katarak datayla aranızda karşılıklı etkileşimi sağlıyor. Semantik Web’in ana fikri diğer belgelerle ilişkili PDF veya XML formatındaki dokümanlardaki metadataları (verilerle ilgili veriler) web üzerinden kullanmaktır.

Semantik web, basit noktadan noktaya yapılan linklerin ötesinde kişiler, yerler ve kavramlar üzerine kurulu yönlendirmelere olanak sağlarken kullanım esnasında veriyi otomatikleştirme, bütünleştirme ve yeniden kullanma imkanı veriyor.

Bazıları bunu bir düşü gerçekleştirmek olarak tanımlarken bazıları da yapbozun parçalarının bugüne dek etrafa saçılmış halde durduğunu ve bu parçaların birinin çıkıp da standartlar üzerinde görüş birliği sağlayarak kendilerini birleştirmesini beklediğini iddia ediyor.

Bunlar da kısaca demek oluyor ki semantik web aslında akıllı arama motoru demek oluyor. Siz 'leb' demeden 'leblebiyi' anlayan, sizin işlerinizi siz söylemeden planlayan, anlayan arama motorları.

Semantik web + hayal gücü

Semantik web’in neler yapabileceğine bir sınır koymak zor. Fakat örnek vermek gerekirse hayal gücümü kullanarak şunları söyleyebilirim. Örneğin kafanızda BJK maçına gitmek var ve biletiniz yok.

Stadın yakınına gelip siz bilet ararken, uzun süredir orada olduğunuzu anlayan cep telefonunuz, akıllı arama motorlarına bunu rapor ediyor.
Koordinatlarınız belirleniyor ve BJK İnönü Stadı yakınında uzun süredir bulunduğunuz belirleniyor. Daha sonra telefonunuza mesaj geliyor “212 000 00 00 nolu telefonu arayarak biletinizi alabilir ve vereceğimiz referans numarasıyla stada girebilirsiniz”. Güzel bir hayal bence...

Fazla uçtuğumu da düşünüyorum açıkçası. Daha yakın tarihteki semantik web ise daha çok aramalarımızı otomatik olarak özelleştiriyor. Örneğin ev aradığınızı farz edelim, siz '110 metrekare' diye bir arama sorgusu girdiğinizde arama motoru sizin daha önceki kayıtlarınızdan ve bağlandığınız IP’den bilgilerinizi alıyor. Daha sonra size en yakın ve en uygun satılık daireleri seçerek önünüze seriyor. Daha da kısası “anahtar kelime manyağı” gereksiz siteler daha fazla canınızı sıkmıyor.

Kelimeye bile gerek yok

Daha önce kullandığım 'bilet yönlendirmesi' gibi sistemler aslında daha basit bir şekilde günümüzde bile kullanılıyor. Örneğin www.ilike.com adresine girdiğinizde beğendiğiniz bir ürünün üzerine tıklayabilirsiniz. Daha sonra ise sizin için o üründe en önemli olan özelliği seçip, fiyat aralığı, renk gibi ayrıntıları belirledikten sonra aramaya basabilirsiniz. Ya da asıl olaya kulak verebilirsiniz.

iLike’da herhangi bir ürüne tıkladığınızda görsel olarak benzerlerini otomatik olarak önünüzde sıralanıyor ve siz kesenize en uygun olanı ya da en beğendiğiniz ürünü seçebiliyorsunuz. Aynı şekilde www.musicovery.com’da da hiçbir kelime yazmadan sadece şarkının türünü seçerek tam aradığınız gibi şarkılar bulmanız olası.

Ya da www.polarrose.com adresine girerek etiketlediğiniz insanı diğer resimler arasında bulabilirsiniz. Bir yüz tanıma sistemi olan site, verdiğiniz resimdeki kişinin yüzünü tanıyor ve diğer resimlerde otomatik olarak etiketliyor. Ve gerçekten oldukça isabetli bir biçimde yapıyor işini.

Arama motorlarında 'bugün varsın yarın yoksun' kuralı ilk günlerden beri işliyor.

Bu kanuna en fazla dayanan ise bu kısa tarihte Google. Fakat tahtının da çok fazla 'küçük' kuvvetin yanında, dev rakipleri tarafından da sallandığı bir gerçek. Özellikle spesifik aramalarda Google’dan küçük pek çok site rahatlıkla krala meydan okuyabiliyor. Fakat semantik web’in de yaygınlaşmasıyla bu rakiplerin sayısı artacak, mevcut rakipler ise güçlenecek. Şu an yerelleşmeye oldukça önem veren Google’ın diğer tehditlere ayak uydurup uyduramayacağını bize yıllar gösterecek.

'Aratma' motoru: ChaCha


Arama yaparken bir yapay zekadan bahsetmeye çalışıyoruz. Peki bu aramayı gerçek bir zekanın yapmasına ne dersiniz?

İnsanın aklına her zaman müthiş fikirler gelmez ya da bu müthiş fikirler bazen beklendiğinden 'külfetli' olabilir. Sanırım ChaCha bunlardan biri. www.chacha.com adresinden ulaşabileceğiniz arama ve 'aratma'motoru ChaCha’da arama kutusuna doğrudan sorguyu yazarsanız bildiğimiz arama motoru işlevi görüyor. Fakat siteye kayıt olduğunuzda sizi başka bir sürpriz bekliyor: Ara(t)ma motoru.

Siteye kayıt olduğunuz takdirde ChaCha operatörlerine sorgunuzu yöneltiyorsunuz. Onlar da size uygun sonuçlarla dönüyorlar. Eğer çok genel bir konu vermişseniz sizden sorgunuzu biraz açıklamanızı isteyebiliyorlar. Ve ortalama 10 dakika içinde size en uygun sonuçları görüntülüyorlar. Kısacası siz görevi operatöre satıp çayınızı yudumlarken orada sizin için çalışan biri oluyor.

Google'ın Friend Connect'i


Facebook'a göz diken ancak satın almayı başaramayan Google, web siteleri üzerinde sosyalleştirme işine giriyor. Yeni Google servisi "Friend Connect" ile web sitesine eklenecek küçük kodlarla siteler sosyal fonksiyonlar kazanacak. Friend Connect ile Facebook, Google Talk, hi5, orkut, Plaxo gibi sosyal network sitelerinden arkadaşlarınızı sitenize çağırabilirsiniz.

Google'ın destek verdiği ve geliştirmeye açık sosyal gadget'lar ile siteniz üzerinde arkadaşlarınızla yazışmak, bir alışveriş sitesinde aradığınız ürünü satın almış bir arkadaşınıza ulaşmak, oynanan online oyunda arkadaşlarınız arasındaki sıralamanızı görmek mümkün olacak.


Örneğin Friend Connect kullanan siteyi ziyaret eden bir Facebook üyesi, aynı siteyi ziyaret eden diğer üyelerle etkileşime geçebiliyor. Ücretsiz sağlanacak kodlarla ekleyeceğiniz mesaj panosuna yazılacak bir yazı, sosyal sitelerde de bağlantı adresiyle yer alacağından sitenin trafiğine katkı yapabilecek bir özellik.

Siteye entegre edilebilecek OpenSocial gadget'lar ile dünyanın her tarafından geliştiricilerin katkısıyla sağlanan ücretsiz hizmetler sitenize dahil edilebiliyor. OpenSocial, sosyal uygulamalar için ortak bir API hizmeti sağlıyor (Engage.com, Friendster, hi5, Hyves, imeem, LinkedIn, MySpace, Ning, Oracle, orkut, Plaxo, Salesforce.com, Six Apart, Tianji, Viadeo ve XING siteleri destek veriyor).

API: Application Program Interface

Benzer hizmetler MySpace Data Availability ve Facebook Connect ile Google'ın Friend Connect hizmetinin amacı arkadaşlık sitelerinden profil ve arkadaş listesi bilgilerinin çekilerek üçüncü kişi sitelerinde yayınlanabilmesine imkan vermesi. Bu şekilde hizmetlerin sadece belli bir site üzerinde kalmayıp kullanıcıların kişisel sitelerinde de yapılabilmesinin önü açılıyor ve internet siteleri üzerinde buluşma sağlanıyor. Kullanıcı tarafında hizmetin faydası, farklı sosyal network sitelerindeki arkadaşların tek bir liste üzerinde toplanabilmesi ve site trafiğini arttırması olarak öne çıkıyor

Google Translate'de yeni diller


Google'ın diğer servisleri gibi Google Translate'de GTalk üzerinden tercüme yapmaya yarayan bir servis. Şimdilik Google Translate 26 dil çifi arasında tercümeye olanak veriyor. Dil çiftleri İngilizce'den Almanca'ya, Fransızca'ya ve İspanyolca gibi başlıca dilleri içeriyor.

Google Translate yaptığı yeni güncellemeyle artık içinde eski dilleri de içinde barındıracak. Her ne kadar bu güzel bir haber olsa da bize hiçbir faydası yok. Çünkü Google inatla dil çiftlerine Türkçe'yi eklemiyor, neden oğlum Google neden ?

Kullanıcıların tek tıkla sözcükleri ve metinleri çevirebildiği Google Translate'de en yakın zamanda Türkçe'yi de görmeyi diliyorum.

Google Ofisindeyiz!


Google çalışanlarının iş ortamını merak mı ediyorsunuz? GoogleBoy erinmeden, çekinmeden, gücenmeden resimlerle Google'ın başarısını açıklıyor... Görünce kesin küfürleri sıralayacaksınız. Bak bundan emin olmadığım kadar eminim. Yaa işte bakın elalem nasıl yaşıyor!

Google buzlu gösteriyor
Google restoranındaki bu buzdan Google heykeli çalışanların standartlarını çok iyi özetliyor aslında.

Teknik imkanlar
Söz konusu Google olunca teknik imkanlar da çağımızı zorlayacak türden oluyor tabi ki. Herşey Google'ın başarısı için.
Yazılabilir
Etrafta boş kağıt arama derdine son. Duvara yazın! Bu resimde de görülüyor ki bazı çalışanlar boylarını duvara işaretlemiş ve yanına silinmemesine dair bir uyarı yazısı da eklemiş.

Kapılar herkese açık
Ortalığı pisletmedikleri taktirde Google çalışanları işe evcil hayvanlarını da getirebiliyorlar.

Ziyafet
Google çalışanları açık büfe yemeklerini oldukça güzel bir manzara eşliğinde birlikte yiyorlar. Bizlerde bilgisayar başında harul hurul yiyoruz, şişmanlıyoruz sonra ''ne bu ya kilo almışım a.q'' deyiveriyoruz...

Boş mideyle çalışılmaz
Açık büfeden bahsettikten sonra sanırım bu resmi yorumsuz geçsem de anlarsınız.


Quiet Room
Bu oda ise sessiz oda olarak adlandırılmış düşünme odası. Dingin bir sesizlik, bir masaj koltuğu ve karşınızda adeta bir göz ziyafeti olan manzara ile düşünmek isteyenler için birebir.


Lava Lamp
Kendi markasıyla çıkardığı lava lamp'larla özdeşleşen Google'ın Seattle'daki merkezinde de bu lava lamplardan bolca görmek mümkün.

Oyun odası
Google çalışanları bu zor çalışma ortamında çok sıkılmış olacaklar ki bir de oyun odasına sahipler. Tahminimizce fırfır yapanlara kendi aralarında bir ofis şakası hazırlamışlardır.


Balkon sefası
Google'ın New York binası da açık havada yemek yemek isteyenler için oldukça güzel bir manzaraya sahip.
Bilardosuz çalışamayanlardan mısınız?
New York'taki merkezde de bir tane oyun odası bulunmakta. Sanırım Google'ın başarısının merkezindeki etmenlerden bir tanesi bu oyun odaları.

Ofis kavgaları
İş arkadaşınızı mı sevmiyorsunuz? Kolayı var. Çıkın iki tane mantar gibi şeyin üstüne alın elinize devasa 2 kulak pamuğu benzeri aparat vurun birbirinize rahatlayın.

Scooter
Böyle devasa bir ofiste yürümekle yorulmak istemeyenler için büyük kolaylık: scooter, yani sıkutır.
-----üzücü bir haber ama, BİTTİ-----

Pilli Gözümden düştü

Türkiye'nin en büyük online şebekesiymiş. Haha güldürmeyin beni. Benim 3 gün önce yazdığım Baykuş USB yazısını bugün zamazing'de gördüm... Sanırım biraz geç gördüler. Bu durum sadece benimle sınırlı değil. Daha önce de Volkan Alabaz ve Meral Alabaz'ın teknolojik yazılarını kopyalayarak ve bağlantı göstermeden yayınlamışlardı. [1], [2], [3] Pilli editörleri yazıları daha önce kimler yazı diye merak edip veya çalıntı mı diye Google diye bir motor var oradan aramıyorlar mı? Pilli'nin sonu geliyor heralde. Kendi sonlarını yapıyorlar.

...
Evet bu son cümle olmadı.

Google Logo Yapsana ve 23 Nisan

Geçen yıl ilk defa anasayfasına 23 Nisan logosunu koyan GoogleTR, bu sene de bir ilke imza atarak '' Logo Yapsana'' yarışması düzenlemişti.


Bugün 23 Nisan, Neşeyle doluyor insan, beklenen yarışmada halloldu bir yandan. Google'a Logo Yapsana yarışması sonuçlandı. Yarışmanın 1.si Aytuğ Fidan. Şanslı yarışmacıyı tebrik ediyorum. Gerçekten güzel bir çalışma olmuş. Ayrıca Tüm çalışmalar bu adreste. En beğendiklerimi de şöyle alt alta sıralayayım. Hıı ? Unutmadan geçmiyeyim, Tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Eğemenlik ve Çocuk Bayramını Kutlarım...


Beğendiklerim:
Top 10

A. Murat Duygulu

Top 30

Abdurrahim Güder

Top 30

Merve Uluğ

Logo Önemlidir !

Bugün ki Dünya Gününde kullanılan Google Logosu

Logo bir firmanın bir markanın herşeyidir. Nasıl ki bağımsızlığın sembolü bayraktır, firmanın da bayrağı logosudur.Logoları iyi olan firmaların yanında kötü olanları da oldukça fazla. Google'ın logosu da o kadar şaşalı değil. Times benzeri bir font ile ana renkler ve ara renkler kullanılacak her harf ayrı olarak renklendirilmiş.

Nerede görseniz tanırsınız çünkü bu renkler kendisi ile o kadar özdeşleşti ki...

Ancak Google'ın yaptığı ve benim çok başarı bulduğum bir olay var. Özel günlerde logosunu şekilden şekile sokuyor. Günün anlam ve önemine göre farklı logolar bizleri karşılıyor. Yeni yıl gibi, sevgililer günü günü herkesi ilgilendiren özel günlerde logosunu değiştirmesinin yanında ülkelerin özel günlerine göre de logo değiştiğine mutlaka şahit olmuşsunuzdur.

Bir arkadaşımın bana gönderdiği linki ben de sizinle paylaşmak istiyorum. Google'ın 1999 yılından beri değiştirdiği logolarını buradaki adreste toplamışlar. Mutlaka göz gedirin !

Google'a özel günleri bize hatırlattığı için ve özel günlere Türkiye'yi ilgilendiren günleri de dahil ettiği için kendi adıma teşekkür ediyorum.

YavruGoogle iş başında

Biliyorsunuz ki Google'ın yavrusu olmuştu. Ee biraz değişiklikten sonra kullanıma açıldı. Ücretsizdir. Yanında bir dilim karpuzuda ısrarla isteyiniz. Hadi kolay gelsin.

Sitenize, Blogunuza Özel Arama Motoru

Web siteleri her gün güncellenen büyük birer ansiklopedi konumunda. Haberlerden tutun makalelere kadar çeşitli konularda artık arama yapmadan istenilen konuyu bulmak neredeyse imkansız. Web sitelerine eklenen yerel arama motorları genellikle web sitesinin veritabanına bağlanıyor ve belirlenen tablolardaki yazılar, kullanıcıya sunuluyor. Ancak bu yöntemi kullanmak biraz çetrefilli. Eğer web sitenize daha kolay bir yoldan arama motoru eklemek istiyorsanız Google'ın web master'ların hizmetine sunduğu Custom Search Engine'i deneyebilirsiniz.


Kendi sitenize entegre edin

Custom Search Engine'i web sitesine entegre edebilmek için öncelikle bir Gmail hesabına sahip olmanız gerekiyor. Eğer bir Gmail hesabınız yoksa gmail.com adresine girip yeni bir hesap açmalısınız. Mevcut bir Gmail hesabı olanlar doğrudangoogle.com/webmasters adresine girerek "Add custom search to your pages" linkine tıklayabilirler. Açılan yeni sayfada "Create a Custom Search Engine" butonuna basarak bir sonraki sayfaya gidin.
Gmail giriş ekranı ile aynı olan bu ekrana yine Gmail kullanıcı adı ve şifrenizi yazın. Sisteme giriş yaptıktan sonra oluşturacağımız arama motorunu web sitemize uyumlu hale getirmek için çeşitli parametreler girmemiz gerekiyor.
Buradan, web sitemizde kullanacağımız arama motorunun temel özelliklerini belirliyoruz:
Search engine name: Arama motorunuzun ismi.
Search engine description: Arama motorunuzun tanımı.
Search engine keywords: Arama motorunuzu tanımlayan anahtar kelimeler.
Search engine language: Arama motorunuzun arabiriminde kullanılacak dil.
What do you want to search? Bütün siteyi mi yoksa internet'in tamamını ı› aramak istediğinizi belirteceğiniz bölüm.
Sites to search: Hangi web sitesi ya da sitelerini arayacağınızı buraya yazıyorsunuz.
Ad display: Arama sonuçlarında reklamın çıkıp ı›kmayacağımı da yine buradan ayarlayabilirsiniz.

Bu işlemleri gerçekleştirdikten sonra, tanımladığınız e-posta adresine bir bildirim mektubu gelecek. Arama motorunuz bu esnada oluşmuş durumda. İsterseniz Control Panel bölümüne gelerek arama motorunuzun görünümünü değifltirebilir, kodlarıyla oynayarak çeşitli özelleştirmeler yapabilirsiniz. Bunun dışında arama sonuçlarının da sitenizle uyumlu bir tasarıma sahip olması için kullanılan font büyüklüğü, rengi ile linklerin renklerini de değiştirmek mümkün. Bu anlamda Google, webmaster'lara oldukça esnek bir yapı sunarak arama motorunun kişiselleştirilmesine imkan tanıyor. Sahip olduğunuz web sitesi Arama Motoru Dostu (Search Engine Friendly) ise, elde edilen arama sonuçları doğruluk yüzdesi çok daha yüksek olacaktır.

Nerede bu alan adı düğmesi?

Son 1-2 yıldır girmek istediğiniz web sitesinin adını yanlış yazdığınız oldu mu? Mesela google.com yerine foogle.com gibi veya gmail.com yerine hmail.com adresine girdiniz mi? Eğer böyle bir hata yaptıysanız muhtemelen karşınıza hiç bir şey ifade etmeyen, yalnızca yazdığınız alan adıyla alakalı reklam linklerinden oluşan bir site gelecektir. İnternette bir süredir benzer alan adlarına konulan bu tür siteler sahiplerine yüklü miktarlarda para kazandırmaya başlamış durumda.

Adresi doğru yazdığını düşünen ve siteye girip sağa sola bilinçsizce tıklayan kullanıcılar "benzer domain" işi yapanların cebini dolduruyor. Bundan rahatsızlık duyan internet devleri benzer alan adlarını toplamaya başladılar. Örneğin Google Inc’e kayıtlı 9362 alan adı var. Bunların büyük çoğunluğunu Google ve YouTube’un benzer isimleri oluşturuyor. Buna rağmen YouCube, YouRube gibi alan adlarında halen reklam linkleri çıkıyor.

Tabi bu fikre kapılıp hit alan sitelerin benzer alan adlarını almak isteyebilirsiniz. Ancak iş hiç de öyle kolay değil. Çünkü bu tür durumlarda internet devlerinin avukatlarıyla uğraşmak zorunda kalabilirsiniz. Örneğin erotikgoogle.com diye bir site alıp tasarımını da Google’a benzetirsiniz birkaç gün içinde e-postanıza Google avukatlarından bir uyarı mesajı gelecektir. Bu uyarıda elinizdeki alan adını Google’a devretmezsiniz başınızın belaya gireceği gayet kibbar bir dille anlatılır. Kaldı ki son dönemde Internic de şirketlerden yana bir politika sergileyip, bu tür alan adlarını sahibinden alıp internet devlerine bırakıyor.

Ülkemizde .tr uzantılı alan adları ODTÜ’nün kontrolünde bulunuyor. Bu alan adlarından com.tr, net.tr, org.tr uzantılı olanlar ticari sicil belgesi veya nüfus cüzdanı fotokopisi gibi belgelerle alınıyor. Bu olayı başlarda çok eleştirmiştik. Ancak şimdi dünyanın da bu domain çöplüğünden kurtulmak için ortaya koyduğu tavır gittikçe ODTÜ’nün stratejisine yaklaşıyor. Benim de kişisel fikrim bu saçma sapan reklam linkleri içeren sitelerden bir an önce kurtulmak veya yanlış alan adı yazmamak için bir yazım kontrolü içeren eklenti kullanmak. Yoksa domain uyanıklarının cebini doldurmaya devam edeceğiz

Google'da Aramak Artık Sınırlı

Google artık çok uzun aramaları kabul etmiyor. Örneğin siz 100 kelimelik uzun bir cümleyi Google'da arattırsanız bile Google, yeni eklediği bir özellik ile bu aramayı otomatik olarak 32 kelimeye kadar kısaltıp, karşınıza arama yaptığınız konuyla ilgili en iyi linki karşımıza çıkartacak.

Zaten düşündüğünüzde 32 kelimeden fazla kelime içeren aramalarla istediğiniz sonuca ulaşmak pek de mümkün değil. Bu yüzden Google sizin için mantıklı bir kısaltma yoluna gidiyor. Kısacası uzunluk ne olursa olsun Google, sizi en iyi sonuca ulaştırabilmek için yeni özellikler eklemeye devam ediyor.

Google 1 Nisan Şakaları

Bu 1 Nisan'da da Google, yine bir muziplik peşinde. Aynen geçtiğimiz senelerde olduğu gibi.


Nasıl kafaladı?
Gerekli gereksiz pek çok eşek şakasına ortam hazırlayan 1 Nisan günü yaklaşıyor. Google her yıl olduğu gibi bu yıl için de kesin bir eşek şakası peşinde olsa gerek. Bakın geçmiş 1 Nisan’larda Google kullanıcılarını nasıl kafalamıştı?
Evinize özel postacı
Google
’ın yeni bir hizmeti olarak duyurulan “Gmail Paper” geçtiğimiz yıllarda birçok kişiye “vay be” dedirtmişti. Google’ın bu sayfasında tanıtılan sözde hizmete göre eğer isterseniz Google, Gmail hesabınıza gelen tüm postaları bastırıp adresinize kadar teslim edecek. Hem de hiçbir ücret talep etmeden...
Google, CocaCola'ya rakip oluyor !
Bu da Google’ın yeni içeceği. Tonik, üzüm suyu ve havuç gibi farklı aromalara sahip Google Gulp adlı içeçeğin Beta sürümü ile buraya tıklayarak tanışabilirsiniz.
Çöpçatan Google
Google karmaşık ve başarılı arama algoritmaları mantığını size en uygun eşi bulabilmek için Contextual Date teknolojisine uyarladı. İşte Google’ın yine bir başka şakası. Hayatının aşkını bulmak için Google’dan medet umanlar buraya tıklayabilir.
Beyin gücüyle arama
Varsa şapkanızı ve gözlüklerinizi çıkarın. MentalPlex çemberine bakarak yoğunlaşın. Mümkün olduğu kadar kafanızı hareket ettirmeyin. Google aklınızdan geçeni anlayıp, sizin için arayacaktır. Google’ın arama kutucuğuna anahtar kelime yazmaktan üşenenler için hazırladığı beyinsel arama motoru mentalplex’i denemek isteyenler buraya tıklayabilir.Tuvalet deliğinden bedava internet
Google
yine çılgın bir hizmetle karşınızda. Artık internet bağlantınızı Google TISP sistemi sayesinde kanalizasyon borusundan gelen fiber optik kablolardan alabilirsiniz. Başvuru yaptıktan sonra 1 saat içinde yüksek hızda geniş bant internet bağlantınız tuvaletinize kadar çekilmiş oluyor. Başvuru formu bu adreste...

Google yumurtaları
Bir de pek 1 Nisan şakası olmasa da Google’ın bir başka sevimli ama gereksiz hizmetini de duyurmakta fayda var. Mouse’unuzun ucuna bağlı tavşanın kucağındaki sepeti kullanarak havadan düşen yumurtaları yakalamaya çalışıyorsunuz. Amaç, yumurtaların üzerindeki harflerden Google yazabilmek. Bir göz atmak isteyenler burayı kazıyabilirler.

Hakia Türkçe Yayında !

Hakia'yı bilmeyenler sloganlarından nasıl birşey olduklarını anlayabilirler. "Türküz, doğruyuz, çalışkanız, ..., ve Google'a rakibiz."

Semantik arama konusunda iddialı olan Hakia artık Türkçe dili ile yayında. Hakia'yı hemen şimdi ziyaret edebilir ve takibe başlayabilirsiniz.

Google Graham Bell'i Unutmadı



Alexander Graham Bell, İngiliz asıllı ABD'li biliminsanı, mucit, sanayici Telefonu icat eden büyük kişi. Google Graham Bell'in doğum yılı 3 Mart' da anasayfası için logo hazırlamış. Tek kelimeyle harika.

Google Sites ile Hazır Site Hizmeti


Bir dokümanı düzenler gibi internet sitesi kurmanızı sağlayan hazır site uygulaması Google Sites tanıtıldı. Google Sites ile kurulacak sitede video, dosya, duyuru ve takvim hizmetleriyle yazılı içerik sunulabilecek. Siteyi görmeye yetkili kullanıcılardan belirlenenlerin bu içeriği görmesi ve düzenleyebilmesi mümkün. Siteye eklenen içerik arama özelliğiyle bulunabilir oluyor.

Google Sites ile web sayfası oluşturmak için HTML bilgisine gerek duyulmuyor. Tek bir tuşla yeni sayfa oluşturabilip içeriğini düzenleyebiliyorsunuz. Hiçbir yazılım ve donanım altyapısı gerektirmeyen sistemin düzgün bir şekilde çalışması ve güvenliği Google tarafından sağlanıyor.

Firmalar için intranet hizmeti gibi kullanılabilmesi
- Geliştirilen bir proje için ekiptekiler için bilgi ve paylaşım ortamı
- Kişisel siteyle bireysel tanıtım.com
- Dosya yükleyebilme, kişiselleştirilebilir görünüm
- Öğretmenler için derse yönelik duyuru, dosya, video ve not bilgilerini yayınlayabileceği bir ortam
- YouTube, Google Docs, Google Calendar ve Picasa servislerinden içerik kullanabilme

Google Apps'a kayıt yaptırarak Google Sites hizmetinden faydalanmak mümkün. Mevcut Google Apps yöneticileri, Google Apps control panel'den Google Sites hizmetini aktif hale getirebilir.

Analytics İle Blogumda Arananlar



Bugün Google Analytics Rapolarına bakarken, blog' da aranan etiketleri de gösteren zamazingo' da var. İlginç aramalara rastladım. Mesela LiseliKızlar. Yok abi ben pazarlamıyorum. Sonra Shrek' deki çizmeli kedimiz. Canım Sıkıldı ile de arama yapanlar var. GAY olarak ta arayan var. Var oğlu var. Bunlar ilginç şeyler :)

Hani Tema Yapmıcaktın and Noow Search


Googleboy tema yapmıcam dedi ama yaptı(ama bana özel :D)
Ohh site tasarımı süper oldu vallahi Harun abinin üstüne tasarımcı tanımam(ayaklı blogger destek gibi maşallah)

Birde temaların üzerine oturan insanlar olmasa
Tam süper olacak neyse..

Şu da var;

Noow diye bir blog arama motoru var.Blogun sahibi Googleboy hoş bir site,site gücünü Google'nin blog arama motorundan alıyor,site aslında bir blog,ama hoş olmuş,ben bir bakın derim.

Teknoloji Devlerinin Eski ve Yeni Logoları


Apple, Google, Microsoft, IBM gibi bazı popüler teknoloji firmalarının logolarının eski ve yeni halleri verilmiş. ayrıca logoların yanında kısaca firmaların tarihçelerine ve logoların arkasındaki fikirlere de değinilmiş. Harika ve mutlaka bakınız :)

Google Aziz Bir Erzurumlu Tarafından Hacklendi :)


Bizim Türk Milletine hayretler doğrusu. EBRAR kod adlı küçük hacker arkadaşımız GooglePages'ten kendine has ücretsiz bir site açmış. İndexini güzelce oluşturmuş.. Yanlız Erzurumlu dâhi arkadaşımız Google' ı hacklediğini sanmış. Merak ediyorum, o an nasıl duygular içinde hacklemiştir.(; Arkadaşı Tebrik ediyoruz...


AZİZ TÜRK MİLLETİ ADINA BU SİTE HACKLENMİŞTİR
HACKED BY
EBRAR
ERZURUM/TURKEY

Hey Google admini sitenizde açık var kapatın
Birdahaki sefere
uyarmam sisteminizi silerim.

we are in the sevices of the great Turkish nation..!
ı am not a
hacker ı am a security professional..

HackerEbrar@Gmail.Com

Google Değişiyor !


Yıllardır gözlerimizin alıştığı arama kutucuğu, mavi linkler şeklindeki Google sayfalarının miladı yavaş yavaş doluyor. Arama sonuçlarını daha isabetli hale getirmeye çalışan Google, aynı zamanda yeni bir görünüm için de çalışmalarını sürdürüyor.

Google (Google Deney Laboratuarları)’nın hazırladığı yeni sistemde yaptığımız aramanın sonuçlarını zamana göre, ölçü birimlerine göre, ya da bulundukları yere göre, ya da kendi özel kriterlerimize göre görebiliyoruz.

Örneğin sisteme “olimpiyatlar” yazdığınızda Google Earth üzerinden daha önceki olimpiyatların nerelerde düzenlendiğini, Atatürk yazdığınızda Atatürk’ün hangi tarihte kaç haberinin dünya gazetelerinde yayınlandığını ve benzeri pek çok ayrıntıyı görebiliyorsunuz.

Zamanla sistem daha da geliştiğinde bir mağazanın adını yazıp, size en yakın olanı bulabilecek ya da doğrudan Google’dan aradığınız aracın beygir gücünü girip, en ucuzu bulabilecekseniz. Ya da başka bir ihtimal: Google bu sistemi geniş bir yelpazede çalışır hale getirene kadar semantik arama motorları Google’ın tahtını almış olacak.

Google'ın denemelerine buradan ulaşabilirsiniz.