internet etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
internet etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

En iyi 5 Fotoğraf Paylaşım Sitesi


Fotoğraflarınızı paylaşabileceğiniz ve görüntüleyebileceğiniz sitelerin en iyi 5'i huzurlarınızda.

Flickr
Eskiden daha çok oyun resimlerinin paylaşıldığı bir ste olan Flickr, daha sonrasında kullanıcıların saldırısına uğrayarak büyüdü de büyüdü. Yahoo'nun kanatları altına giren Flickr'ın ücretsiz kullanımının dışında, yıllık 25 dolar ödendiğinde sınırsız şekilde fotoğraf yüklenebiliyor. www.flickr.com

Photobucket
Bir zamanlar daha sosyal ağ siteleri internete hükmetmezken sadece birkaç sitede fotoğraf paylaşımı yapılabilirdi. Bunlardan birtanesi de Photobucket'tı. Photobucket eski popüleritisini yakalayabilmek için yepyeni özelliklerle yeniden karşınızda.


Picasa
Google'ın popüler resim paylaşım sitesi olan Picasa Web Albums tamamen Windows ve Linux dostu. Eğer ücretsiz kullanmak isterseniz 1 GB'a kadar kullanabilirsiniz. Yıllık olarak ödediğiniz cüzzi bir rakamla da bu kapasite oldukça genişliyor.

SmugMug

Yıllığı 40 dolar olan bu site maalesef ücretsiz kullanıma kapalı. Ve en önemli özelliği amatörlerden çok profesyonel fotoğrafçılara yönelik bir site olması.

Personal Web Site

Kendi fotoğraflarınızı kendiniz düzenlemek istiyorsanız, ve her türlü ayrıntıyı eklemek ve hiç bir sitenin ağız kokusunu çekmemek için kendi web sitenizi neden oluşturmuyorsunuz? Tabiki bunun için web sayfası yapmayı öğrenmeniz gerekecek o da ayrı mesele.

GittiGidiyor Rekoru Kırdı


Dünyanın en büyük elektronik ticaret şirketi eBay'in Türkiye iştiraki GittiGidiyor.com, gerçekleştirdiği indirim günü sayesinde yeni bir rekor kırdı. 2.2 milyon kayıtlı üyesi, 500 binden fazla günlük ziyaretçisi, 900 bini aşkın günlük satış fırsatı ile Türkiye'nin en büyük elektronik ticaret platformu olan GittiGidiyor.com, 27 Haziran Cuma günü %100 indirim adı altında bir kampanya düzenledi.


Kampanya günü siteye ilan veren kullanıcılara sınırsız ürün hakkı tanıyan GittiGidiyor.com, bu ürünlerden listeleme ücreti talep etmedi; katalog özelliğini de ücretsiz sundu. %100 indirim gününde adeta ürün yağmuruna tutulan GittiGidiyor.com’a 1 gün içerisinde tam 425 bin yeni ürün ilanı verildi.

WebSırrı: Google ve diğerleri


Arama motoru deyince artık aklımıza 'arama motoru sektörü'nü neredeyse tekele bağlayan Google’dan başkası gelmiyor. Örneğin hazırlamanız gereken bir ödev olduğunda doğru kelimeleri yazarak aradığınız konuyu bulacağınızdan emin olabiliyorsunuz.

Aynı şekilde bir görsel ya da fotoğraf aradığınızda da Google’dan daha iyi bir rehber yok. MetaCafe ve YouTube’u satın alan, üstüne Google Video sitesine sahip olan Google, video aramalarının da tartışmasız bir numarası.

Misyonu insanlığın bilgi paylaşımını sağlamak ve buna herkesin ulaşmasını sağlamak olan Google, bilgi paylaşımını video, resim veya web siteleriyle de sınırlı tutmuyor. Artık sayısını bile sayamadığımız servisleri ile Dünya sınırlarını dahi aşıp, bize uzayın derinliklerini gösteren Google gerçek anlamda bilgi paylaşımını sağlayan bir servis artık.

Fakat arama motorları tabii ki Google’dan ibaret değil. Google’dan önce de ismi en az Google kadar telaffuz edilen büyük isimler vardı ve eminim ki bundan sonra da olacak. Bilgi paylaşımını ve kolay erişimi amaçlayan arama motorlarının tarihi tahmin edebileceğinizden çok daha eskiye dayanıyor.

The Memex
Bugün tarayıcınızda açtığınız bütün arama motorlarının fikir babası 1945 yılında Atlantic Monthly gazetesinde yayınlanan Vannaver Bush imzalı 'As We May Think' makalesidir. II Dünya Savaşı sırasında insan ırkının geçmişini arşivleme gereksiniminin doğduğunu düşünen Dr. Bush, baskı teknolojisinin artık insanlık tarihini arşivlemede yetersiz kaldığını düşünüyordu.

Makalesinde 'Bilim için yararlı olan bilgiler arşivlenmeli ve sürekli üstüne bir şeyler katılmalıdır. Aynı zamanda bu bilgiler kolay ulaşılabilir ve sınıflandırılmış olmalıdır' diyen Vannaver Bush, sadece arama motorlarını değil, günümüzün en büyük ansiklopedisi Wikipedia’yı da adeta Nostradamus’un tarifleri kadar etkileyici bir biçimde modellemişti.

'İndeksleme teknolojilerimizin gelişmemişliğinden dolayı başarıyı yakalayamıyoruz. Bir bilgiye ulaştığımızda, ilgili bilgilere de kolayca ulaşmamız gerekir' diyen Vannaver Bush’un önerdiği sistem sınırsız bir hafızaya sahip, çok hızlı, güvenilir, büyütülebilir ve çağırma sistemi olan bir yapıydı. Kendisi bu hayali yapısına “Memex” adını verdi ve arama motorlarının ilk fikrini de ortaya çıkarmış oldu

Smart
Modern arama teknolojilerinin atası Memex ise, babası da SMART ile Gerard Salton’dır. SMART’ın açılımı 'Salton’s Magic Automatic Retriever of Text' yani Salton’ın Sihirli Yazı Bulucusu... SMART’ın içindeki vektör uzay modeli, birim ayırma teknikleri ve benzerlik teknikleri hala kullanılmaktadır.

56 sayfalık “İndeksleme Teorisi” kitabinda ise arama motorlarının şu an bile kullandığı bazı testlerin sonuçları vardır.

Arama motorları tarihine adını yazdıran bir diğer önemli isim, 1960 Yılında Project Xanadu’yu başlatan Ted Nelson ise 1963 yılında 'hypertext' ve 'hypermedia' kelimelerini bilim literatürüne katmış bulunuyordu.

Dokümanlar arası bağlantılara izin veren hypertextler Xanadu’nun temelini oluştursa da Project Xanadu 1998 yılına kadar faaliyete geçemedi. Hypertextler ise günümüz web’inin temel yapısını oluşturuyor.

Archie
Günümüzde kullandığımız anlamda ve bildiğimiz Google görünümündeki ilk arama motoru 'Archie'ydi. 'Archive' yani arşiv kelimesinin mutasyona uğramış hali olan Archie, 1990 yılında Montreal’deki McGill Üniversitesi’nin bir öğrencisi olan Alan Emtage tarafından yapıldı.

Archie data toplamak için yazılı girdiyi alarak dosya adlarıyla karşılaştırıyor ve uyan sonuçları ekrana taşıyordu. Zamanla Archie devasa bir 'dosya adları arşivi' haline geldi.

Hala hizmet veren, internet tarihinin ilk arama motoru Archie’ye buradan ulaşabilirsiniz.

Çin malı Google: Baidu
2000 yılında Robin Li Baidu’yu kurduğunda çoğu kişi ona 'hadi canım sende' derken, Li hiç aldırmadan gözünü Çin’in Google’ı olmaya dikmişti. Şu an 3 milyar dolarlık piyasa değeriyle Baidu daha önce kimsenin cesaret edemediği bir işe girişti ve evinde, Çin’de, Google ve Yaho0!’ya cesurca diklendi.

Baidu’nun Çin’de bu kadar büyümesinin arkasındaki ilk sebep tabii ki Çin hükümetinin düzenli aralıklarla Google ve Yahoo gibi uluslararası bilgi kaynaklarını sansürlemesi gösterilebilir.

Fakat Baidu’nun bu kadar başarılı olmasının arkasında daha inandırıcı sebepler de var. ABD’de uygulanan “yayın hakları” konusundaki titizlik Çin’de aynı düzeyde değil. Bu da MP3 ve video aramaları da yapabilen Baidu’nun ekmeğine yağ sürüyor.

Bir röportajında Çin’de nasıl bu kadar başarılı olduğu sorulduğunda Çin’de internet kullanan 130 milyon kişinin yüzde 80’inin 30 yaş altında olduğunu ve aradıkları şeylerin haberler, bloglar veya araç kiralama şirketleri olmadığını sadece ve sadece eğlence olduğunu söyleyen Robin Li, tıpkı Google gibi görünen Baidu ana sayfasına da bu fikirle uyumlu olarak MP3 ve video arama butonları eklemiş.

Geleceğin Özel arama motorları
Bugün çoğu arama motoru öncelikli olarak algoritmik işlemeye dayanıyor ve sonuçlar popülerliğe göre sıralanıyor.

Ama daha iyi sistemler bu düz yaklaşıma eklenmek üzere. Google’ın Araştırma Müdürü Peter Norvig: 'Kullanıcının maksadını ve içerik sağlayıcının amacını daha iyi anlamak için çalışıyoruz' diyor. Arama teknolojisi üzerinde çalışmalara ciddi şekilde yatırım yapan diğer bir firma da Microsoft...

Microsoft’un amacı; eğer birisi 'Jaguar' kelimesini arıyorsa bunun araba mı yoksa ormandaki büyük kedi mi olduğunu anlayabilecek bir arama motoru geliştirebilmek. Arama motorları, daha iyi bilgi kaynakları ekleyerek daha kişiselleştirilmiş sonuçlar sağlayabilirler.

Örneğin; bir arama motoru yirmi yıl önce dünya kupasını kimin kazandığını söyleyebilir ama çevredeki en iyi dönercinin kim olduğunu söyleyemez. Bu yüzden arama motorları bünyelerine küçük gruplar arasında bilgi paylaşımı için sosyal ağ özellikleri eklemeye çalışıyorlar. Sosyal ağ üzerinde arama, diğer alanlara doğru da genişleyecek.

Örneğin; YouTube gibi video sitelerine klip gönderenler ve onları izleyip yorumlayanlar diğerlerini de cesaretlendiriyor. Zaman içinde video sitelerindeki bu sosyal iletişim daha çok ortaya çıkacak, insanlar diğerlerinin videolarına anahtar kelimeler ekleyecek.

Sonra da topluluk tarafından güçlendirilmiş bir aranabilir özellik seti oluşacak. Bilgi girişini teşvik etmek, arama yapanların daha kişiselleştirilmiş sonuçlara ulaşmalarını sağlayacak.

Örneğin; Google, şu anda kullanıcılara öneriler sunarak daha iyi sonuca ulaşabilmek için yardımcı olmaya çalışıyor: 'Görünüşe göre şu tarz bir arama yapmaya çalışıyorsunuz' diyerek kullanıcıyı uyarıyor ve kullanıcının sonuca daha kolay ulaşabilmesi için nasıl arama yapması gerektiğini gösteriyor.

'Leb' demeden 'leblebi'

Basit bir ifade ile anlatmak gerekirse 'Semantik web', dataya daha fazla tanım veya anlam katarak datayla aranızda karşılıklı etkileşimi sağlıyor. Semantik Web’in ana fikri diğer belgelerle ilişkili PDF veya XML formatındaki dokümanlardaki metadataları (verilerle ilgili veriler) web üzerinden kullanmaktır.

Semantik web, basit noktadan noktaya yapılan linklerin ötesinde kişiler, yerler ve kavramlar üzerine kurulu yönlendirmelere olanak sağlarken kullanım esnasında veriyi otomatikleştirme, bütünleştirme ve yeniden kullanma imkanı veriyor.

Bazıları bunu bir düşü gerçekleştirmek olarak tanımlarken bazıları da yapbozun parçalarının bugüne dek etrafa saçılmış halde durduğunu ve bu parçaların birinin çıkıp da standartlar üzerinde görüş birliği sağlayarak kendilerini birleştirmesini beklediğini iddia ediyor.

Bunlar da kısaca demek oluyor ki semantik web aslında akıllı arama motoru demek oluyor. Siz 'leb' demeden 'leblebiyi' anlayan, sizin işlerinizi siz söylemeden planlayan, anlayan arama motorları.

Semantik web + hayal gücü

Semantik web’in neler yapabileceğine bir sınır koymak zor. Fakat örnek vermek gerekirse hayal gücümü kullanarak şunları söyleyebilirim. Örneğin kafanızda BJK maçına gitmek var ve biletiniz yok.

Stadın yakınına gelip siz bilet ararken, uzun süredir orada olduğunuzu anlayan cep telefonunuz, akıllı arama motorlarına bunu rapor ediyor.
Koordinatlarınız belirleniyor ve BJK İnönü Stadı yakınında uzun süredir bulunduğunuz belirleniyor. Daha sonra telefonunuza mesaj geliyor “212 000 00 00 nolu telefonu arayarak biletinizi alabilir ve vereceğimiz referans numarasıyla stada girebilirsiniz”. Güzel bir hayal bence...

Fazla uçtuğumu da düşünüyorum açıkçası. Daha yakın tarihteki semantik web ise daha çok aramalarımızı otomatik olarak özelleştiriyor. Örneğin ev aradığınızı farz edelim, siz '110 metrekare' diye bir arama sorgusu girdiğinizde arama motoru sizin daha önceki kayıtlarınızdan ve bağlandığınız IP’den bilgilerinizi alıyor. Daha sonra size en yakın ve en uygun satılık daireleri seçerek önünüze seriyor. Daha da kısası “anahtar kelime manyağı” gereksiz siteler daha fazla canınızı sıkmıyor.

Kelimeye bile gerek yok

Daha önce kullandığım 'bilet yönlendirmesi' gibi sistemler aslında daha basit bir şekilde günümüzde bile kullanılıyor. Örneğin www.ilike.com adresine girdiğinizde beğendiğiniz bir ürünün üzerine tıklayabilirsiniz. Daha sonra ise sizin için o üründe en önemli olan özelliği seçip, fiyat aralığı, renk gibi ayrıntıları belirledikten sonra aramaya basabilirsiniz. Ya da asıl olaya kulak verebilirsiniz.

iLike’da herhangi bir ürüne tıkladığınızda görsel olarak benzerlerini otomatik olarak önünüzde sıralanıyor ve siz kesenize en uygun olanı ya da en beğendiğiniz ürünü seçebiliyorsunuz. Aynı şekilde www.musicovery.com’da da hiçbir kelime yazmadan sadece şarkının türünü seçerek tam aradığınız gibi şarkılar bulmanız olası.

Ya da www.polarrose.com adresine girerek etiketlediğiniz insanı diğer resimler arasında bulabilirsiniz. Bir yüz tanıma sistemi olan site, verdiğiniz resimdeki kişinin yüzünü tanıyor ve diğer resimlerde otomatik olarak etiketliyor. Ve gerçekten oldukça isabetli bir biçimde yapıyor işini.

Arama motorlarında 'bugün varsın yarın yoksun' kuralı ilk günlerden beri işliyor.

Bu kanuna en fazla dayanan ise bu kısa tarihte Google. Fakat tahtının da çok fazla 'küçük' kuvvetin yanında, dev rakipleri tarafından da sallandığı bir gerçek. Özellikle spesifik aramalarda Google’dan küçük pek çok site rahatlıkla krala meydan okuyabiliyor. Fakat semantik web’in de yaygınlaşmasıyla bu rakiplerin sayısı artacak, mevcut rakipler ise güçlenecek. Şu an yerelleşmeye oldukça önem veren Google’ın diğer tehditlere ayak uydurup uyduramayacağını bize yıllar gösterecek.

'Aratma' motoru: ChaCha


Arama yaparken bir yapay zekadan bahsetmeye çalışıyoruz. Peki bu aramayı gerçek bir zekanın yapmasına ne dersiniz?

İnsanın aklına her zaman müthiş fikirler gelmez ya da bu müthiş fikirler bazen beklendiğinden 'külfetli' olabilir. Sanırım ChaCha bunlardan biri. www.chacha.com adresinden ulaşabileceğiniz arama ve 'aratma'motoru ChaCha’da arama kutusuna doğrudan sorguyu yazarsanız bildiğimiz arama motoru işlevi görüyor. Fakat siteye kayıt olduğunuzda sizi başka bir sürpriz bekliyor: Ara(t)ma motoru.

Siteye kayıt olduğunuz takdirde ChaCha operatörlerine sorgunuzu yöneltiyorsunuz. Onlar da size uygun sonuçlarla dönüyorlar. Eğer çok genel bir konu vermişseniz sizden sorgunuzu biraz açıklamanızı isteyebiliyorlar. Ve ortalama 10 dakika içinde size en uygun sonuçları görüntülüyorlar. Kısacası siz görevi operatöre satıp çayınızı yudumlarken orada sizin için çalışan biri oluyor.

Doğru bildiğimiz yanlışlar

Symantec'in dünya çapında yaptığı bir araştırmanın sonucu bilinenlerin sorgulanmasına neden olacak sonuçlar içeriyor. Bildiklerinize güvenmeyin, doğrusunu öğrenin sözüyle yola çıkan Symantec araştırmasından çarpıcı sonuçlar:

1- İnternet üzerinden alışveriş yaparken;
- Kullanmakta olduğunuz güvenlik yazılımının çalışıyor durumda olup olmadığını mutlaka kontrol edin
- Sadece güvenilir sitelerden alışveriş yapın
- Alışveriş yapmakta olduğunuz site adresinin "http" ile başladığına emin olun.

2- İnternet üzerinden yabancı kişilerle kurulan iletişimde, sanıldığının aksine ABD'de ya da Almanya'da değil, Çin'de yaşayan insanlar "en güvenli" şekilde sosyalleşme aktivitelerinde bulunuyor.

3- Araştırmaya katılan ebeveynlerin yüzde 56'sı, çocukları ile güvenilir online alışkınlar edinmeleri yönünde konuştuklarını belirtti.

4- "Typo - squatting" denilen ve dizgi yanlışlığına dayanan tanımlama, sanılanın aksine bir dokümanda yer alan ve gözden kaçan bir harf hatası değil; "popüler bir web sitesinin aynı URL adresinden faydalanılarak oluşturulmuş sahte versiyonudur".

5- Araştırmaya katılanların yüzde 52'si internet üzerinden yeni arkadaşlılar kurduklarını belirtti.

6- Yapılan araştırma günümüzde insanların en büyük korkularının, "evde yalnız kalmak," "gece yalnız dışarı çıkmak" ya da "toplu taşıma araçlarında yaşayacakları taciz, hırsızlık vs." vakaları değil," internet üzerinden alışveriş yaparken kişisel bilgilerini kaptırmak" olduğunu ortaya çıkarttı.

7- Araştırmaya katılan ailelerin sanıldığının aksine yüzde 70-80'i değil; sadece yüzde 33'ü evde kullandıkları bilgisayara ebeveyn kontrol yazılımı kurduklarını belirtti.

8- Sanıldığının aksine yetişkinlerin sadece yüzde 12'si daimi olarak sohbet odalarını ziyaret ettiklerini belirtti.

9- Sanıldığının aksine yetişkinlerin yüzde 20'si değil, çok daha fazlası "yüzde 50'si" tanımadığı kişilere internet üzerinden telefon numaralarını verdiklerini belirtti.

10- Ergenlik dönemindeki gençlerin internetten müzik indirme oranı ABD'de değil İngiltere'de çok daha yüksek.

11- Ve beklenenin aksine İngiltere'de değil, Brezilya'da herhangi bir takımı tutan taraftarlar, sportif aktiviteleri internet üzerinden çok daha fazla takip ediyorlar.

Aklim Fikrim Futbol!

Futbolla yatip futbolla kalkiyoruz. Euro 2008'de cabasi. Futbol askini bloga tasidik.GoogleBoy ve M&S futbol yazilari ile AklimFikrimFutbol!da. Akli fikri futbol olanlar davetlisiniz. Tabi ki biraci arkadaslarda!

Pilli.com - Pek Yakinda


Selam canlarim. kisa bir sureligine yaziyorum tekrar. Meraktan ne yapacagimi sasirdim. Bugun Pilli'nin resmi bloguna girdim. PEK YAKINDA yeni biraz yazisi vardi. aslinda yazi demek istemedim resim vardi sadece. Resim aciklamasi ise ''Son hazirliklari tamamliyoruz''

Sizce pilli'nin yeni sitesi mi aciliyor, yoksa pilli'nin pili mi bitiyor? Eger yeni site aciyorsa tahminlarinizi yorum seklinde birakirmisiniz canlarim. Ben iki kere dusundum ve sonuclardan birinde takildim. Acaba ilan sitesi mi aciyor. Hani resimde PilliiIa gibi bisiler gozukuyor ya. Acele ya, meraktan oldum arkadaslar.

IDEA NOOW Satışta!


Merhaba ben Mehmet. Tanımayanınız olabilir NOOW'dan. Konuya dönmek gerekirse; Önceleri Sayın Harun Demirbaş'ın NOOW adıyla blog arama motorunu yayına sokmasıyla bayağı bir sevinmiştik. Görmüştük ki Blogger'dan daha neler yapılabileceğini.

Kısa bir süre zarfında NOOW bayağı tutuldu ve ortaklık dönemi başlamıştı. 5 arkadaş NOOW'a ortak olduk ve alt sitelerimizi de birlikte açmaya başladık. NOOW artık bir weblogshop haline geldi. Artık yeni bir isime ihtiyac vardı. NOOW değişmesin dedik yeni fikirler çıksın diye IDEA NOOW adını aldık. Artık sadece bir arama motoru değil ayrıca topluluk olmaya başladık.

Biraz zaman sonra aramıza yazarlar ve ekipler katıldı, bayağı çoğalmaya başladık. Yeni ekipler yeni bloglar istemeye başladı ve ''sizi kıracağımıza ceviz kırarırız, beraber yeriz'' dedik ve arşa doğru yürüdük ;)

Tabi her insan gibi bizimde işlerimiz yoğun olduğundan ve bazı sebeplerden dolayı IDEA NOOW'u satmaya karar verdik. Bu karar sadece bana ait değil, tüm IDEA NOOW ekibin almış olduğu karardır. Eğer ilgiliyim veya nedir işin aslı hakim bey diye kafanızdan bu tür soru(n)lar geciyorsa buradan veya buradan sizi alıyoruz. İyi bir konuşmada fayda vardır!

IDEA NOOW Blogları: NoowBlog, SineSugar, GadgetSugar, LifeSugar, GameSugar, NoowMedia*, NoowThink*, DominoMAG*

(* YAYINA HAZIRLANANLAR!)

Google'ın Friend Connect'i


Facebook'a göz diken ancak satın almayı başaramayan Google, web siteleri üzerinde sosyalleştirme işine giriyor. Yeni Google servisi "Friend Connect" ile web sitesine eklenecek küçük kodlarla siteler sosyal fonksiyonlar kazanacak. Friend Connect ile Facebook, Google Talk, hi5, orkut, Plaxo gibi sosyal network sitelerinden arkadaşlarınızı sitenize çağırabilirsiniz.

Google'ın destek verdiği ve geliştirmeye açık sosyal gadget'lar ile siteniz üzerinde arkadaşlarınızla yazışmak, bir alışveriş sitesinde aradığınız ürünü satın almış bir arkadaşınıza ulaşmak, oynanan online oyunda arkadaşlarınız arasındaki sıralamanızı görmek mümkün olacak.


Örneğin Friend Connect kullanan siteyi ziyaret eden bir Facebook üyesi, aynı siteyi ziyaret eden diğer üyelerle etkileşime geçebiliyor. Ücretsiz sağlanacak kodlarla ekleyeceğiniz mesaj panosuna yazılacak bir yazı, sosyal sitelerde de bağlantı adresiyle yer alacağından sitenin trafiğine katkı yapabilecek bir özellik.

Siteye entegre edilebilecek OpenSocial gadget'lar ile dünyanın her tarafından geliştiricilerin katkısıyla sağlanan ücretsiz hizmetler sitenize dahil edilebiliyor. OpenSocial, sosyal uygulamalar için ortak bir API hizmeti sağlıyor (Engage.com, Friendster, hi5, Hyves, imeem, LinkedIn, MySpace, Ning, Oracle, orkut, Plaxo, Salesforce.com, Six Apart, Tianji, Viadeo ve XING siteleri destek veriyor).

API: Application Program Interface

Benzer hizmetler MySpace Data Availability ve Facebook Connect ile Google'ın Friend Connect hizmetinin amacı arkadaşlık sitelerinden profil ve arkadaş listesi bilgilerinin çekilerek üçüncü kişi sitelerinde yayınlanabilmesine imkan vermesi. Bu şekilde hizmetlerin sadece belli bir site üzerinde kalmayıp kullanıcıların kişisel sitelerinde de yapılabilmesinin önü açılıyor ve internet siteleri üzerinde buluşma sağlanıyor. Kullanıcı tarafında hizmetin faydası, farklı sosyal network sitelerindeki arkadaşların tek bir liste üzerinde toplanabilmesi ve site trafiğini arttırması olarak öne çıkıyor

Google Translate'de yeni diller


Google'ın diğer servisleri gibi Google Translate'de GTalk üzerinden tercüme yapmaya yarayan bir servis. Şimdilik Google Translate 26 dil çifi arasında tercümeye olanak veriyor. Dil çiftleri İngilizce'den Almanca'ya, Fransızca'ya ve İspanyolca gibi başlıca dilleri içeriyor.

Google Translate yaptığı yeni güncellemeyle artık içinde eski dilleri de içinde barındıracak. Her ne kadar bu güzel bir haber olsa da bize hiçbir faydası yok. Çünkü Google inatla dil çiftlerine Türkçe'yi eklemiyor, neden oğlum Google neden ?

Kullanıcıların tek tıkla sözcükleri ve metinleri çevirebildiği Google Translate'de en yakın zamanda Türkçe'yi de görmeyi diliyorum.

Kapat Beni YouTube


Defalarca yazdık. Uzun uzun anlattık. Ama bir türlü sesimizi duyuramadık. Bu kez okunması kolay olsun diye maddeler halinde listeleyeceğim.

  • Kapatma kararına neden olan videodan bu karar çaıkana kadar kimsenin haberi yoktu. Zaten kapatma kararıyla birlikte söz konusu videoyu gönderen kişi amacına ulaşarak, herkesi haberdar ediyor.
  • YouTube yetkilileri her seferinde Türk yetkililerle ortak çalışmaya hazır olduklarını söylüyorlar. Bu "biz yasalarınıza aykırı bir içeriği sistemden kısa sürede kaldırabiliriz. Ayrıca videoyu gönderen kişiyle ilgili bilgileri de sizlerle paylaşmaya hazırız." anlamına geliyor. Ama biz videoyu siteden kaldırtıp, gönderen kişinin peşine düşmek yerine siteye erişimi engellemeyi tercih ediyoruz.
  • Dünyanın favorisi olan YouTube'la ilgili yasaklamalar tüm dünyada haber niteliği taşıyor. Dolayısıyla her kapatma kararında bir kere daha rezil oluyoruz.
  • Bilişim sektörü çağımızın en büyük ekonomilerinden birisi. İnternet bu sektörün en büyük ekonomik parçası. Ülkemizdeki internet kullanıcı sayısı ve genç nüfus dünya internet devlerinin iştahını kabartıyor. Dolayısıyla dev şirketler ülkemize yatırım yapmak istiyorlar. Ancak bu tür haberler bu şirketlerin gözünü korkutuyor ve vazgeçmelerine neden olabiliyor. Bizler de hem istihdam, hem ekonomik açıdan zarara uğruyoruz.
  • YouTube'da Türk bayrağının aslanlar gibi dalgalandığı binlerce video var. Bunun yanında eğlence, eğitim, bilim vb. konuda yüzbinlerce video bulunuyor. Tüm siteye erişim engellendiğinde bu videolara da engelleme geliyor. Kanuna zerre kadar aykırı olmayan videolara erişimin engellenmesi de suç değil mi?
  • Ülkemizde bir site yasaklatmak bu kadar kolay mı?
Açıkçası bu tür kararlarla ancak kendimize zarar verip duruyoruz. Zaten eninde sonunda YouTube bizden sıkılıp "eeh yetti artık" diyerek Türkiye IP adreslerine yasaklama getirirse buna şaşırmamak gerek.

Ben bu kez YouTube'un bizi yasaklamasından yanayım. Böyle bir durumda herkesin bir "oh" diyeceği kesin. Ancak kendi menfaatleri ve taşıdıkları mantık çerçevesinde bunu yapmayacaklardır. Anlayış farkı...

YalamaTube


Alıştık artık cicim. YouTube aç kapa aç kapa yalama olmaktan çıktı artık. [1], [2], [3] Bu sefer neden kapandı hiç merak etmiyorum. (bileniniz varsa mail atsın:) Bu sefer ki parmaklayan Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesi. Kendilerini tebrik eder, altın orta parmak ödülünü almaları için GoogleBoy Bloguna davet ediyorum. Hani alkış ?

YalamaTube girmek için alttaki linkler işinize yarar gibi düşünebiliyorum ;

Google Ofisindeyiz!


Google çalışanlarının iş ortamını merak mı ediyorsunuz? GoogleBoy erinmeden, çekinmeden, gücenmeden resimlerle Google'ın başarısını açıklıyor... Görünce kesin küfürleri sıralayacaksınız. Bak bundan emin olmadığım kadar eminim. Yaa işte bakın elalem nasıl yaşıyor!

Google buzlu gösteriyor
Google restoranındaki bu buzdan Google heykeli çalışanların standartlarını çok iyi özetliyor aslında.

Teknik imkanlar
Söz konusu Google olunca teknik imkanlar da çağımızı zorlayacak türden oluyor tabi ki. Herşey Google'ın başarısı için.
Yazılabilir
Etrafta boş kağıt arama derdine son. Duvara yazın! Bu resimde de görülüyor ki bazı çalışanlar boylarını duvara işaretlemiş ve yanına silinmemesine dair bir uyarı yazısı da eklemiş.

Kapılar herkese açık
Ortalığı pisletmedikleri taktirde Google çalışanları işe evcil hayvanlarını da getirebiliyorlar.

Ziyafet
Google çalışanları açık büfe yemeklerini oldukça güzel bir manzara eşliğinde birlikte yiyorlar. Bizlerde bilgisayar başında harul hurul yiyoruz, şişmanlıyoruz sonra ''ne bu ya kilo almışım a.q'' deyiveriyoruz...

Boş mideyle çalışılmaz
Açık büfeden bahsettikten sonra sanırım bu resmi yorumsuz geçsem de anlarsınız.


Quiet Room
Bu oda ise sessiz oda olarak adlandırılmış düşünme odası. Dingin bir sesizlik, bir masaj koltuğu ve karşınızda adeta bir göz ziyafeti olan manzara ile düşünmek isteyenler için birebir.


Lava Lamp
Kendi markasıyla çıkardığı lava lamp'larla özdeşleşen Google'ın Seattle'daki merkezinde de bu lava lamplardan bolca görmek mümkün.

Oyun odası
Google çalışanları bu zor çalışma ortamında çok sıkılmış olacaklar ki bir de oyun odasına sahipler. Tahminimizce fırfır yapanlara kendi aralarında bir ofis şakası hazırlamışlardır.


Balkon sefası
Google'ın New York binası da açık havada yemek yemek isteyenler için oldukça güzel bir manzaraya sahip.
Bilardosuz çalışamayanlardan mısınız?
New York'taki merkezde de bir tane oyun odası bulunmakta. Sanırım Google'ın başarısının merkezindeki etmenlerden bir tanesi bu oyun odaları.

Ofis kavgaları
İş arkadaşınızı mı sevmiyorsunuz? Kolayı var. Çıkın iki tane mantar gibi şeyin üstüne alın elinize devasa 2 kulak pamuğu benzeri aparat vurun birbirinize rahatlayın.

Scooter
Böyle devasa bir ofiste yürümekle yorulmak istemeyenler için büyük kolaylık: scooter, yani sıkutır.
-----üzücü bir haber ama, BİTTİ-----

WikiPedi Kitap Oluyor


Özgür ansiklopedi Wikipedia, Almanya'da basılarak ciltli ansiklopedi haline geliyor. Basılı Wikipedia, online haline göre başlık sayısı bakımından mütevazi tutulacak. Wikipedia'nın içeriğini kağıtlara dökmek online sürümün avantajlarını kaybettireceğinden (arama özelliği, bağlantılar ve içerik düzenleme/ekleme) tüm içeriğinin basılması söz konusu değil.


20 euro fiyatı olacak "The One-Volume Wikipedia Encyclopedia"'dan 1 euro Wikimedia'ya gidecek. Eylül ayında çıkması beklenen 1000 sayfalık kitapta 50bin başık yer alacak. Bu başlıkların içeriğiyse 15 satırlık özetler halinde olacak. Şuan da Almanca Wikipedia'da 740bin başlık bulunuyor.
googleboy
Wikipedia herkes tarafından katkıya açık, açık kaynaklı geliştirilebilir bir bilgi kaynağı olduğundan yayıncının kitap üzerinde telif hakkı olamayacak.

A Slice of German Wikipedia to Be Captured on Paper

Blogla Beni Blogger

Süper birşey değil mi? Kaptırıyorum bazen, böyle saatlerce daldan dala. Çok keyifli oluyor, süper keşifler yapılıyor, onlarca gereksiz bilgi ediniliyor...


Sonunda da diyorsun ki, çok fazla insan var lan ve hepside birşeylerle uğraşıyor...
vay anasını, bu kadar karmaşık bir düzeni planlayan bir yüce varlık olmalı. demekki bizi yaratan bir tanrı var. haha...

akp gençlik kolları, googleboy şubesi sundu.

Pilli Gözümden düştü

Türkiye'nin en büyük online şebekesiymiş. Haha güldürmeyin beni. Benim 3 gün önce yazdığım Baykuş USB yazısını bugün zamazing'de gördüm... Sanırım biraz geç gördüler. Bu durum sadece benimle sınırlı değil. Daha önce de Volkan Alabaz ve Meral Alabaz'ın teknolojik yazılarını kopyalayarak ve bağlantı göstermeden yayınlamışlardı. [1], [2], [3] Pilli editörleri yazıları daha önce kimler yazı diye merak edip veya çalıntı mı diye Google diye bir motor var oradan aramıyorlar mı? Pilli'nin sonu geliyor heralde. Kendi sonlarını yapıyorlar.

...
Evet bu son cümle olmadı.

Facebook'tan para kazanmak -2

İnternetin en büyük sosyal ağlarından birisi olan Facebook'un marifetleri saymakla bitmiyor.

Herşey Hindistan'ın Kalküta şehrinden 2 kardeşin "Ne yapsak da şu Facebook'u biraz daha neşelendirsek" diye düşünürken bir uygulamanın kodlarını yazmasıyla başladı. Kodlarını kendi yazdıkları oyunu Facebook üzerinden dağıtmaya başlamalarıyla da oldukça büyük bir kesime hitap etmeye başladılar.

Dünyanın her yerinde en kolay bulunabilen oyunlarından birisi olan Scrabble'ın birebir aynısı olan Scrabulous kolay oynanabilmesiyle Facebook üyeleri arasında 300.000'den fazla kullanıcıya sahip. Ayrıca Facebook dışı sitelernden de 40.000 civarı oyuncuya sahipler.

Eklentilerini kullanan kullanıcılara gösterdikleri reklamdan köşeyi dönen kafadarlardan 21 yaşındaki Jayant Agarwalla BBC'ye yaptığı açıklamada Scrabulous'un Facebook ofislerinde bile oldukça popüler olduğunu söylemiş.

Geçen yıl 150 milyon dolar geliri olan Facebook'un bu yılki geliri de merakla bekleniyor.

EURO 2008 Online Kıvamda Karşımızda

Dünyanın en büyük ikinci uluslararası futbol organizasyonu olan Avrupa Futbol Şampiyonası yani EURO 2008 bu sene Avusturya-İsviçre ortak yapımı olacak. Turkuaz formasıyla Türk milli takımının da mücadele edeceği organizasyonu hepimiz gün sayarak bekliyoruz (bayanları dışında tutuyorum, onlar bittiği günü sayacak)

Yine FIFA serisinin uzantısı olarak EA Sports'un çıkaracağı resmi oyun bizlerde hayal kırıklığı yaratacak, bu kesin. Fakat Resmi EURO 2008 oyununa bir de rakip geldi ki tadından yenmiyor.

Football Challenge: 08 ismindeki oyun tamamen ücretsiz olarak internet üzerinden oynayabildiğiniz bir futbol oyunu. Takımınızın adını seçip 2 dk'da kayıt olduktan sonra oyuna başlıyorsunuz. Tuşlar ise sadece yön tuşları ve topa vurma tuşu. Oyuncuların hareket biçimleri ve şut sistemi bildiğiniz Sensible Soccer tarzında. Tek farkı ise 3D oluşu.

Oyunun grafikleri oldukça "dandik". Fakat internet üzerinden takılma yaşamadan oynayabilmeniz için bu gerekli. Kontrolleri de oldukça basit olan oyunu buradan indirebilirsiniz. Oyunun görüntüleri ise aşağıda. "GoogleBoy" Benide arkadaş listenize eklemeyi unutmayın. İstemiyorsanız mesaj atın anlayış gösteririm.

IDEANOOW ve alt blogları

Biliyorsunuz Blogger ve Google Blog Search yardımlarıyla NOOW BLOG ARAMA MOTORU'nu yayına başlatmıştım. Sonra devretme kararı vermiştim ki, devrettiğim kişi tekrar beraber çalışalım ve noow'u biraz daha komunite haline getirelim deyince -Oluuur dedim. 3 aylık süre zarfından sonra noow değişim sürecine girdi. Yeni adı ile (idea noow) Yeni görümü ile, yeni logosu ve yeni alt siteleriyle daha da büyük değişimler kaydediyor. Yeni alt sitelerimizden bahsetmek gerekirse ;

TECHSUGAR - Teknolojik oyuncaklar, mobil dünya ve zaman makinasında yolculuk (yayında)

LİFESUGAR - Hayatı pozitif yaşayın. (yayında)

SİNESUGAR - Filmler, yönetmen koltuğu, oyuncular ve sinema haberleri (yayında)

SİLİK ASİT - Takma kafana, iç bir gazoz, dalgana bak. (deneme sürüşü)

vee daha devamı yolda... Bizleri izleyin. (Kumandaya karışma !)

YavruTube İle YouTube'a Rakip Oluyoruz !

Bir YouTube'u yeniden yapmak için ne kadar zamana ihtiyacınız olur? Sadece birkaç dakika desem...

Şu anda beta aşamasında olan startyourtube sitesi sayesinde, artık ortasını kestiğimiz çamaşır makinası kolisi yerine neredeyse gerçek bir televizyon kanalına sahibiz ve kendi çektiğimiz videoları tüm dünya ile paylaşıp fikirlerini alabiliriz. Ayrıca her ay seçilen en iyi “tube”e 500$ hediye var.

Eğer bu ödülde gözünüz varsa şimdiden 10.000'den fazla rakip kanal bulunduğunu hatırlatmak isterim. Kanalınızın kuruluşunu başlatmak için ise tek yapmanız gereken siteye girip “create your tube” butonuna tıklamak.


YavruTube
İlk adımımız yeni “tube”ümüz için bir isim belirlemek. Yayın akışınız doğrultusunda bilgilendirici bir isim seçmek izleyici sayısının artmasında önemli rol oynar. Tabii benim ismimi çalmayın. Tavsiye etmem şekerim.
“Tube”ümüze hükmetmek için bir şifre belirledikten sonra sıra mail adresini vermeye geliyor. Bu aşamada sık kullandığınız ve en güvenli olduğuna inandığınız mail adresini yazarak acil bir durumda sitenin bizimle iletişime geçmesini kolaylaştırabiliriz.

Son olarak doğrulama kodunu girip ve kullanıcı sözleşmesini okuyup kabul ettiğinizi onayladıktan sonra kayıt işlemlerinin diğer aşamasına ilerliyoruz.


Kanal sahibi bilgileri
Bir sonraki aşamada sıra kişisel bilgilerimizi girmeye geliyor. İsim, soyad, posta kodu ve ülkeyi seçtikten sonra kanalınızın içeriği ile ilgili kararlar vermeye başlıyoruz. Eğer ki kanalınızda 18+ filmler olacağını düşünüyorsanız bu seçeneği işaretlemeniz gerekmekte. Eğer bu seçeneği işaretlemeden kanalınıza 18+ videolar eklerseniz ilerde hukukî sorunlar yaşayabilirsiniz.


3... 2... 1... Yayındayız!
Kanalımız en fazla 3 dakikalık bir kayıt aşamasından sonra hazır. Karşınıza kanalın kurulduğuna dair bir yazı ve kanal bilgileri gelecek. Aynı zamanda posta kutunuza da bir uyarı mektubu ulaşacak. Yine bu ekranda görünen kanalımızın linkini, kullanıcı adı ve şifreyi de beynimize kazıdıktan sonra sayfanın altlarında bulunan “start to personalize your tube now!” butonuna basarak kanalımızı modifiye etmeye

Görüntüsüz kanal balkonsuz eve benzer
Bu andan itibaren yapacaklarınız tamamen sizin yaratıcılığınıza ve kanal yönetimi becerilerinize kalmış durumda. İlk olarak kanalınız için uygun bir tema, renk ve arayüz gibi detayları belirleyip sayfanın görsel ayarlarını bitiriyoruz. Sonrasında da sayfayı bloglarla ve türlü çeşitli videolarla canlandırmak tamamen size kalmış.

Logo Önemlidir !

Bugün ki Dünya Gününde kullanılan Google Logosu

Logo bir firmanın bir markanın herşeyidir. Nasıl ki bağımsızlığın sembolü bayraktır, firmanın da bayrağı logosudur.Logoları iyi olan firmaların yanında kötü olanları da oldukça fazla. Google'ın logosu da o kadar şaşalı değil. Times benzeri bir font ile ana renkler ve ara renkler kullanılacak her harf ayrı olarak renklendirilmiş.

Nerede görseniz tanırsınız çünkü bu renkler kendisi ile o kadar özdeşleşti ki...

Ancak Google'ın yaptığı ve benim çok başarı bulduğum bir olay var. Özel günlerde logosunu şekilden şekile sokuyor. Günün anlam ve önemine göre farklı logolar bizleri karşılıyor. Yeni yıl gibi, sevgililer günü günü herkesi ilgilendiren özel günlerde logosunu değiştirmesinin yanında ülkelerin özel günlerine göre de logo değiştiğine mutlaka şahit olmuşsunuzdur.

Bir arkadaşımın bana gönderdiği linki ben de sizinle paylaşmak istiyorum. Google'ın 1999 yılından beri değiştirdiği logolarını buradaki adreste toplamışlar. Mutlaka göz gedirin !

Google'a özel günleri bize hatırlattığı için ve özel günlere Türkiye'yi ilgilendiren günleri de dahil ettiği için kendi adıma teşekkür ediyorum.