
İngilizlerin Arctic Monkeys'i, Lily Allen'ı varsa, internetten yıldızı parlayan, bizim de Seksendört'ümüz var desem herhalde kimsenin itirazı olmaz dimi hıı? Hatırlayan var mı bilmem ama Seksendört bir günde Ölürüm Hasretinle isimli şarkıyla hayatımıza girdi. Öncesinde de ortada bir grup vardı ama kimsenin haberi yoktu. K.G.B. isimli yeni albüm, Sovyetler'in gizli servisi KGB'yi akla getiriyor, ne alaka anlamadık. Yine de CIA olmadığı için, için için sevindik. Sonra 'Kimseler görmesin bilmesin' ismindeki şarkının adından hafiften çakozladık tabii köfteyi. Seksendört böyle kelime oyunlarını seviyor. Sex & Dirt, KGB falan... Seksendört bu albümde büyümüş ve ilkine göre çok daha ayakları yere basan, ne yapmak istediğini bilen bir albüm ortaya koymuş. Yine de mesela müziğini çok beğendiğimiz Ses Tiryakisi'nde bu toprakları kim kime parayla satmış, hangi gâvur satın almış pek anlayamadık. Türkiye'nin sorunu topraklarının gavura satılması mı, yoksa bu toprakların sahibiyiz diye bağıranların yaptıkları ettikleri mi emin olamadık. Gençler, ya büyük laflar etmeden daha fazla okuyalım, ya da derdimizi daha iyi anlatalım.
Güzide sanatçımız
Bayan vokal deyince akla gelen ilk isimlerden olan
Popüler Latin müziği şiddetli bir rüzgar olarak tüm dünyayı etkisi almaya başladığından beri, pastadan büyük bir pay alan isimlerden birisi oldu