temizlik bitti, geldik...

Türk Televizyonun Tartışmasız En İyilerinden "Çocuklar Duymasın" Televizyonlara dönmek üzere... Bknz:Mint Açıklaması

iPhone güncellendi ve yine kırıldı


Apple'ın iPhone'un 2.2 güncellemesini çıkaralı birkaç gün olmasına rağmen kırılması yine yankı uyandırdı.

Dev Team adlı grubun her versiyonda kırmayı başardığı iPhone'un 2.2 versiyonunun hacklenmesi için gerekli olan programlarını (QuickPwn, Pwnage Tool) sunmuştur.

Dev Team, hala iPhone 3G'nin kırılması için çalışmalara devam ediyor. Takımın sunduğu programlarla iPhone'u kırıp başka servis sağlayıcılarla kullanmak mümkündür. Fakat esas başarmaya çalıştıkları tek bir program yapmak. Daha sonra bunu indirip kuranlar, iPhone'u istedikleri gibi çalıştırabilecek. Söylentiler Dev Team'in sonuca çok yaklaştığı yönündedir.

Gelecekte : Beyin bilgisayarları


IBM ve 5 üniversite bir araya gelerek insan beyni gibi çalışabilen bilgisayar yapma çalışmalarına başlamışlardır. Bu bilgisayarın insan beyni gibi çalışması için gerekli olan algılama, hissetme, iletişim kurma ve öğrenebilme gibi özellikler üzerinde yoğun çalışmalar başlatan IBM'in bu başlattığı proje, şimdiden çeşitli tartışmalara yol açmıştır.

Bu girişim insanların kafasında Matrix filminden de hatırlayacağımız gibi "bilgisayarların kendi yapay zekalarını aşıp insanlara karşı isyan başlatma teorisinin ilk adımı olabilir mi?" sorusunu başlatmıştır.

play/peyk'e hoşgeldiniz

playpeyk by you.
merhabalar. kaç gündür yazmıyoruz daha doğrusu yazamıyoruz. yeni işler peşindeyiz. düşünüyoruz ve bir şeyler yapmaya çalışıyoruz toplu halde. noow'u bilmeyen kalmamıştır aranız da. idea noow adını aldıktan sonra sevgili harun biraz durdurmuş du network'ünü. haberimizi verelim; yeniden başlıyoruz noow network'e. daha farklı, daha fazla içerik ve daha fazla editörlerle. içerik-tasarım derken teker teker açıyoruz blogları. ilk olarak müzikle başlayalım dedik. daha doğrusu benim en çok istediğimdi. arkadaşlar da kabul edince, play/peyk olarak açtık. o2play vardı halen de var ama artık güncellenmeyecek! isteyen varsa googleboy'la iletişime geçebilir.

gelelim asıl konumuza => playpeyk nedir, ne değildir, ne yapar, nasıl çalışır?

playpeyk; içeriğini gönüllü blog yazarları, güncel müzik haberlerini yayımlamak ve müziği seven insanları bir çatı altında toplayıp, düşüncelerimizin ne denli değişken yahut uyumlu olabildiğini göstermek için uygun bir platform oluşturmuş en yeni ve en kapsamlı müzik blogu olup noow network toprakların da barınmaktadır. sizinde müzik hakkın da bilginiz varsa ve bunları klavyenizle birlikte play/peyk'e dökebilirsiniz. sadece 1 dakika sürecek, acıtmadan.

Türkçe Rap Dinleyen Çocuk-2

arrogance - mehmeturgut by you.
En Son Kaldıgımız Yer Neresiydi ?.. Hah tamam,çocuklar gittikten sonra amca ile konuşmak için peşinden koştum ve neden böyle bir tanımlama yaptıgını sordum..oda "Devlet'e Karşı Duruyorsunuz Siz.." dedi :S dumur oldum bir süre..nooldugunu anladıktan sonra amca uzaklaşmıştı..mahalle çok uzun biryerdi..cadde bile diyebilirdik... Gecekondular yükseliyordu heryerden..neyse ben arkadaşıma gittim..akşama kadar onlardaydım saat 23:30 gibi çıktım onlardan..geliyordum..Yine O Çocukları gördüm Ama bu sefer ailelerine rap muzikle ilgili eleştirsel şeyler söylüyorlardı.bir nevi kendilerini kamufle ediyorlardı,bayagı zekilermiş :) Neyse çocuklardan bir tanesi yavaşladı ve Cdyi bana verdi..ve şöyle dedi "Anarşist.." 2.dumur festivalinide orada geçirdim..

imaj: mehmet turgut

Eminem ?


MTV'ye Uyarı Müeyyidesi Verilmiş..Neden İse Şu.."Eminem Haftasonu"nda çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimini etkileyecek faktörler varmış..ve program'ın geç saatte yayınlanmamasından dolayı çocukların seyrettigini düşünmüşler..yahu yapmayın..Eminem Dünyanın en iyi Rapcilerinden biri..yani adamın hayatı bu,ne yapacaksınız..geçmişe dönüp adamı mı düzelteceksiniz...Engelliyici Zekayı Alkışlamak İstiyorum.. Bravo..

şAŞKın

love-pufpuf by you.
Seven Sevilen Her Kalp Bir Gün Kırılır..
Hergün Bir İnsanı Görmek..Ona Karşı Duygularınızı Belli Edememek..Çok Sinir Bozucu Olmakla beraber..çokta üzücü aslında,o insan'ın ise başkasından hoşlanması ve bu kişinin en yakınınızdaki olması..kahredici ve oldukça üzücüdür..siz hiçbirşey yapamazsınız..çünkü karşı çıkarsanız kızı üzersiniz..arkadaşınız ile aranız bozulur..işte en zor şeydir bu..ama hayat süre geliyor ve bizimde buna dayanmamız gerekiyor..Size Melankoli parçalarından en sevdigimin sözleriyle veda ediyorum

"Olanlar Aştı Fazlasıyla Sınırı,yok takatim öyle sırıtıp..
Aşk Acısı
Yürekte Destekler Sızıyı..
İlkin Aşkta Patlamıştım Sonrasında
Ağlamıştım
Anılara Saklanınca Yaşlarımda Kalmamıştı.."

ek$i de Gossip Girl

Yeni gördüm... güldüm yazayım dedim;


senaryosu,karakterleri zayıf bir dizi izlediğinin farkında olan (en azından ilk
3 bölüm itibariyle) fakat blake lively'nin duruşuyla,gülüşüyle,bakışıyla
hipnotize olmuş erkektir.
(denzo, 24.09.2008 09:17 ~ 9:19)

haddinden fazla boş vakti olan erkektir. 
(jamesjersey, 21.10.2008-17:28=

bunların tüm bir sezonu iki, bilemedin üç akşamda izleyenleri ve karısına zorla
izlettirenleri de mevcuttur.* *herhangi bir diziyi anakonusunun ve
karakterlerinin şahsımıza ne kadar uyup uymadığına bakarak seçip izleyeceksek
yarağı yedik:- merhaba, ben lost ikinci sezon dividisini almak istiyorum.- kime
hayransınız dizide?- efendim?- dizi karakterleri için hangisinin fanısınız?- he.
çarli, hani rakçı çocuk, bebeği seven, pek beğenirim.- güzel, peki daha önce
uyuşturucu yüzünden rehabilitasyon gördüğünüze dair yanınızda bir belge var mı?-
anlamadım...- böyle psikiyatrist ya da hastane raporu falan.- yok, ben... hiç
kullanmam, sigara bile içmem. niye ki, ne demek şimdi bu? ne alaka?- sakin olun
efendim, bir sorun yok, 840ytl rica edicem.- oha, nasıl...?!- e karakter
indiriminden yararlanamıyorsunuz, yapacak bir şey yok.- nasıl oluyormuş o?- size
uyan bir karakter var ise ona göre indirim yapabiliyoruz.- ...- mesela
rehabilitasyon belgeniz olsaydı...- yahu ben bağımlı falan değilim!- ...beyfendi
mesela diyorum, olsaydı, o zaman 40 ytl'ye alabilecektiniz.- hayran olduğumuz
kişiye göre yani, peki sowyır için ne kadar indirim var?- indirim yok onun için,
bedava veriyoruz.- oh oh, güzelmiş. ne yapmak lazım peki onun için, fan kulüp
falan dışında?- hiçbir şey yapmanıza gerek yok. aslında, yapabileceğiniz bir şey
de yok. ama üzülmeyin, zaten henüz alabilen olmadı. sizin için hügo hayranı diye
kayıt tutarak 650ytl'ye düşürebilirim isterseniz.- (kasiyerin gırtlağını
sıkarak) bana bak orospu, senin o önündeki leptapı alır, götüne sokar sonra da
uydu alıcısı yapıp evimden bedava izlerim diziyi!- cemil bey, cemil bey! sayit
hayranı müşterilere üste ne kadar ödüyorduuujjkk! köha köha!--the mutlu son--
(laughtear, 21.10.2008 17:48)

Türkçe Rap Dinleyen Çocuk-1

ilk olarak düşün kafan güzel beyin rüküş

Türkçe Rap Dinleyen Çocuk / İnsan / Canlı Toplumda nasıl degerlendirilir ?
-
Başta Anarşisttik..Cehennemden Çıkan Türklerdik Biz,Ardından Halkı İsyana Teşvik Ediyoruz Diye Suçlandık..Ardından Pit10 Dogruları Söyledi 1.500.986 kişi destek verdi..Pit10 Yargılanıyor..Seçim Şarkısına Yorum Yapılmadı..Siyasetçiler artık bizden bişey istiyor gibiydi..Bize Düşman Oldular..Ve Ardından %47 geldi tabi ki..Artık Türkiyede Rapciler'e Kötü Gözle Bakılıyor Ve Uzaklaşılıyordu..Geçen Çok Yakın Bir Arkadaşımı Görmek İçin Varoş'a gittim İşte Öyle Kişiler Gördüm Ki..İşte Bunlar Rap'i Dünyaya yayacak diyordum içimden..2Pac gibi olacaklar bir gün belki..destek olursa tabiki..neyse konuya dönelim..


Çocuklar Müziklerini Dinliyorlardı..Yanımda SansarSalvo Adrenalin Cdsi vardı..çocuklara uzattım,başta korktular..sonra ise çekinmeyip aldılar..çocuklardan en büyügü.."Otursana ! " dedi..bende oturdum..çocuklar sanırım ilk kez sansar dinliyorlardı..kendi aralarında konuşuyorlardı.."Çok İyi..Harika" Gibi..Ve Karşımızdan Oranın Muhtarı Oldugunu Ögrendigim Bir Amca Geçti,"Ayıp Ayıp Utanın Böyle Müzik Mi Dinlenir !" diyerek çıkıştı..bende durmadım ve fırladım "Nesi Var Ki ?".."Çek Git Buradan Anarşist !" diye bir tepki aldım..çocuklar çoktan uzaklaşmışlardı tabiki...Bu Gecelik İlk Bölüm Bu Kadar Olsun Yahu..Çok Uykum Var..

erkek ne ister? değişti. googleboy ile beraber bir el attık. "erkek ağır sever, siyah sever, kalın sever." içerik arkasından geliyor. sizde erkekliğinizi gösterin!

Yaran olaylar

Every_me_II_by_xemotearzx by you.

gecenin bir yarısı , mışıl mışıl uyumaktayken,birden yatakta doğrulup "deprem oluyooo, sallanıyoruuuz" diye bağırmaya başlamam ;
henüz uyumamış olan eşimin oturma odasından koşarak gelip beni sakinleştirmeye çalışması ,
inatla "sallanıyoruuuz" diye bağırmaya devam etmem ,
şoktaki kocamın "bir şey yok canım,rüya gördün herhalde" demesi sonucu "e peki o zaman" deyip kıçımı dönüp uyumaya kaldığım yerden devam etmem ve sabah bunların hiçbirini hatırlamayarak uyanışım , bu tip olaylar hep beni buluyor kanımca...

rüyamda deprem falan görmedim. niye kalktım gecenin bir yarısı , niye bağıra bağıra deprem oluyor dedim bilmiyorum ki..nasıl bir bilinçaltım var ,nasıl çalışıyor şu beynim bir çözebilsem hayatım çok daha kolay olacak.

SansarSalvo-Gündüz Düşü



Adrenalin albümünden sonra sessiz kalan Sansar, Gündüz Düşü isimli 10 parçadan
oluşan mixtape bir albüm ile dinleyicilerin karşısına çıkıyor.Tek parçadan
oluşan bu mixtape’in alt yapılarında enstrumental parçaların yanı sıra
Rashness,Beatbank,Miryeis,Akşit Baba aka Dj Ses,Manace 99 ve Sansar’ın
birer beat’i mevcut. Albümde Sansar’a vokalleri ile Makale ekibinden
tanıdığımız Casus, bir de Heja eşlik ediyor.Kayıtları Alcatraz Records ve Stüdyo
Metropolis’de alınan bu mixtape’i sizlere sunuyoruz.Gündüz Düşü Vol. II
ise yeni yılın ilk aylarında tamamlanacak.Sansar 2009 projeleri içerisinde birde
Sahtiyan ile beraber ortak albüm hazırlığında. Keyifli dinlemeler…
Sansar Salvo Artık Şunu Kanıtlıyor Bize..Türkiyede HipHop Kültürü yerleşti..artık buradan ileride birşey (şuan için) olamaz ancak tabiki istiyoruz küsler barışsın ve Cartel Döneminde denildigi gibi "Tek Bilek Türkçe Rap" istiyoruz..ancak her Mikrofona sahip olanın Mc oldugu şu dönemde bunun olacagınada inanmıyorum..neyse albüme dönelim,2008 deki 2.albümü olan Salvo 2009dada Sahtiyan ile projeleri varmış..bekliyoruz..Sevgilerimle..

Beta-Pişti..

İstanbul Yeraltının En İyilerinden Beta ilk albümü Pişti'yi çıkardı..14 Şarkıdan Oluşan Albüm'ün Kayıtları Olympos Records'ta alındı Albümün Prodüktörü Pit10 olurken
Şarkılar Şöyle..

01. Giriş
02. Pişti
03. Yeni Bugün
04. Arka Sokaklar feat. Pit10
05. Kim Lan Bu !
06. Kovsam Geceden feat. Zeynep Sağdaş)
07. Mc Kubur (Skeç)
08. Valahey feat. Pit10 & Vurgu
09. Tanrıdan Dilek
10. Macera feat. deNiz & DogaBora
11. Titreşim feat. A.P.O
12. Boş Anılar
13. Çıkış
14. Sakın Gelme (Bonus)

Albümden Notlar:
Albüm Şuan Undergroundda Oldukça Sevildi,öyle görüyorum..ayrıca Boş Anılar,Valahey,Kim Lan Bu !? şarkılarıda gerçekten güzel olmuş..böyle Beta !

Biraz dedikodu yapalım! - Gossip Girl

gossip-girl-promo-2 by you.

"Biraz dedikodu yapalım. Ben kim miyim? Xo Xo Gossip Girl" diyen Kristen Bell'in sesiyle başlıyor bu 40 dakikalık yeni fenomen. Amerika'da şu an ikinci sezonu yayınlanırken bizlerin olaya daha yeni dahil olma şansı bulabildiğimiz dizinin yönetmeni The OC'den tanıdığımız Josh Schwartz. Josh faktörü tabi ki yeni projesi nedir diye meraklananlarla izleyici sayısını daha baştan katlamaya yardım etti. Genelde dokunduğu herşeyi popüler yapan bu adam yine yeteneğini konuşturdu ve şu anda nerdeyse tam 50’ye yakın ülkede Gossip Girl çılgınlığı yaşanıyor.

İşin aslı dizinin konusu Cecily Von Ziegesar'ın Gossip Girl serisinden geliyor. 2002'de okuyucuyla tanışan serinin ilk kitabının ismi de Gossip Girl. Tıpkı kitaplarda olduğu gibi dizide de Manhattan'ın Yukarı Doğu Yakası'nda yaşayan 'hayli' zengin bir grup gencin yaşamlarına tanık oluyoruz. Limuzinle okula gitmeyi tercih eden bu gençlerin karmaşık hayatına dahil olan Brooklyn çocukları da hikayeye eklenince olaylar içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Bölümler ilerledikçe de başta yüzeysel gibi gözüken karakterlerin farklı farklı yönleriyle karşılaşıyoruz. Bu arada kimsenin kimliğini bilmediği Gossip Girl takma isimli biri de bloğundan adeta ayaklı bir dedikodu makinesi kıvamında olayları bize aktarıyor. Kim ne yapmış, nerede kiminle görülmüş... Dizinin karakterleri de bu bloğu takip ediyorlar. Daha da ilginci biz seyirciler de bu bloğu takip edebiliyoruz.

gossipgirl1 by you.

Dizideki oyuncuların çoğunluğunun 87'li 88'li olduğunu duyunca pek çok insan şaşırıp kalsa da 93'lü aktris Jenny Humprey rolüyle harikalar yaratan Taylor Mamson'u duyunca kıskanmamak elde değil. Hatta Jenny'nin yakında ana karakter olarak oynayacağı "It Girl" isimli bir dizinin çekilip çekilmeyeceği de dedikodu konusu. Unutmadan It Girl, Cecily van Ziegesar'ın başka bir roman serisi. Gossip Girl'ün ana karakteri aslında başta Serena von der Voodsen gibi gözükse de bu karakterin her yönüyle kusursuz olması yazarı sıkmış olacak ki ilerleyen bölümlerde ağırlığın Blair Woldorf üzerine kaydığını göreceğiz.

Şunu da atlamamak lazım kostümler gerçekten övgüyü hak ediyor. Diziyi sırf karakterlerin kıyafetleri için izleyen bir kesim bile mevcut. Öyle ki karakterlerin hepsinin ayrı kendine özgü bir giyim tarzı var ve tabii ki oyuncularda bundan ötürü kendi fan kitlelelerini yavaş yavaş yaratıyor. Kimileri Audrey Hepburn zerafetiyle ortalıkta dolaşan Blair'i nam-ı diğer Queen B'yi kimileri de Posh kız havasıyla herkesi büyüleyen Serena'yı Queen S'i model alıyor. Şimdiye kadar anlatılanlardan ötürü kız dizisi gibi gelebilir belki Gossip Girl. Halbuki diziyi gençlere özellikle bayan fanlara hitap ediyorumuş gibi sınırlamak zor. Mesela Chuck Bass rolündeki Ed Westwick için hazırlanan kıyafetler her bölüm izleyenleri şaşkına çeviriyor. Sadece özel dizayn takımlar giyen Chuck'ın oluşturduğu stil şimdiden gerçek hayatta New York sokaklarında karşılığını buldu. O yüzden dizinin internet sayfasında yer alan ve her bölümde karakterlerin giydikleri kostümleri bulabileceğiniz kısma bir bakın derim.

Dizide kullanılan müziklere baktığımızda ise dizinin konseptine uygun olarak pop ağırlıklı parçalar seçtildiğini görüyoruz. Yapılan bir röportajda Josh Schwartz'a bu seçiminin sebebi sorulduğunda The OC'de indie tarzındaki müzik için yaptığını bu sefer burada Rihanna tarzı müzikler yapmayı düşündüğünü dile getirmiş.

Diğer gençlik dizileriyle şöyle bir karşılaştırırsak Dawson's Creek, One Tree Hill veya Smallville dizilerinden sonra öyküsü küçük bir kasabada geçmediği için koca bir artısı var. Neredeyse ilk kez konusu kozmopolit bir şehirde gökdelenler arasında geçen bir gençlik dizisi izlemekteyiz. O yüzden bir değişiklik yapın ve geç kalmadan Gossip Girl'e bir göz atın.

Kaliteli Oluşumlar #1 - Olympos Records

grup by you.

Merhabalar! Bugün kü 2.yazım Olympos oluşumu üzerine olacak..(olmaya çalışacak) 2004'te Kurulan Grup Başlarda Olympos Adında Pit10'nun Stüdyosunun İsmi İdi..Ardından Sansar Salvo İle Birlikte Çalışmaya başladılar..2006da Salvo Pit10 ile çalışmayı bıraktıktan sonra Pit10,Pusat,deNiz,Canka ile Çalışmalarına devam etti..2007de Olympos oluşumu dagılsada oluşum çeşitli şekillerde devam etti (Featuringler ve Ara oluşumlar (Pit10 ve CB dışındaki Olympos Üyelerinin Kurdugu Grup Rönesans) Şuan İçin Grup'un Pit10,Beta,Vurgu olarak Tekrar Kuruldugu Söyleniyor..

Peki Digerlerine Ne Oldu ?:
Pusat ve Canka Birlikte Çalışıyorlar
deNiz Ve Dogabora (Bora Akkaş) ile Çalışıyor
SansarSalvo Senkron ile çalışıyor
CB Rapi bıraktı Denilebilir

Türkçe Rap'in En Kalitelileri #1 - SansarSalvo

sansar by you.

Türkiye'de Eger Rap müzikle hafifte olsa bir bağınız varsa,SansarSalvo adını duymuşsunuzdur.Gangsta Müzigi Türkiye'de En İyi Yapabilen İsim Olarak Tek Gösterebilecegim (miz) kişidir..18.08.1989 Dogumlu Salvo 2000 yılında ilk sözlerini yazmaya başlamış 2002'de ilk kaydını almıştı.. 2004'e kadar Yer Altında çeşitli Mclerle çalışan Salvo,2004'te Muazzam Perdah E.P'yi çıkardı..yine 2004 sonunda ise İstanbulda oldukça ses getiren RAPertuar'ı çıkardı..Salvo bundan sonra çeşitli Albümlerde yer aldı ve çeşitli Mclerlede Featuring (Düet) yaptı..Salvo Genellikle Pit10'nun (yakında tanıtacagım..) Oluşumu Olan Olymposta yer aldı..ancak bir dönem ayrıldı (2005) ve Gene Aynı Yıl Türkçe Rapte sıkça konuşulan Diss (kapışma) Şarkıları çıktı..ve 2007'de Pit10'nun Produktörlügünde Çıkan Albüm 21 Gram Sansarın Piyasadaki Yerini Pekiştirdi..2008'e Geldigimizde İse Salvo Bandrollu Albümü Adrenalin'i çıkardı..

Salvonun Diskografisi

Muazzam Perdah (Underground / 2004)
RAPertuar (Underground / 2004)
Rahdan & Sansar - Keşmekeş (Underground / 2005)
Zincirleme Kaza (Underground / 2005)
Serkeş Lirik (Underground / 2005)
Rapozof & Sansar - Kontrol Kalemi (Underground / 2005)
Psikoz (Underground / 2005)
Psikopat Yazar (Underground / 2006)
3. Dünya Savaşı (Underground / 2006)
3ün1i - 3ün1i (Underground / 2006)
21 Gram (Underground / 2007)
Adrenalin (Bandrollu / 2008)

Doodle 4 Google



Google'un logo yaratıcısı Dennis Hwang'dan bir günlük Doodle 4 Google logo çalışma görüntüleri.

"GoogleBoyDARK" Blogger teması

dark by you.

Biliyorum ne kadar çok beğendiğinizi "dark" temasını. Çok kişiden gelen talep üzerine temayı paylaşıma açıyorum. Kullandığım da temadan gani gani zevk aldım. bakalım sizler de neler olacak? önizleme | indir

DVD Kulak // Dönüş (2003)

Vladimir Garin by you.

Bu pazartesi'nden itibaren her hafta DVD Kulak kösesinde nostalji ve yeni çıkan (ve ya çıkacak) DVD'leri paylaşıyor olacağız. DeVeDe Kulak'da bağlı kalın!

Bu duyuruyu da yaptıkdan sonra ilk DVD miz Andrei Zvyagintsev'in 2003 yılı yapımlı filmi Vozvrashcheniye.

İki erkek kardeşin sadece eski bir fotoğraftan anımsadıkları babalarının 12 yıl sonra gaipten çıkagelmesiyle değişen yaşamını konu alan hikaye, Dostoyevski'nin "Her oğlan çocuğu babasını öldürmek ister," deyişinden ilham alan, hatta onu kutsayan bir Odise'ye dönüşüyor. Hep beraber çıkılan basit bir yolculuk zorlu bir sınava dönüşürken, ilk filmini çeken yönetmen Zvyagintsev, seyircilerini de karakterleriyle birlikte dünyadan soyutluyor. Eğer sinemada hikaye anlatımını bir imla kuralları dizgesi olarak kabul edersek, hiçbir gramer ve yazım hatası içermeyen bir film bu. Haley Joel Osment'ten bu yana en heyecan verici çocuk oyunculardan biri olan Garin, ne acıdır ki çekimlerden sonra filmdeki kulelerin birinden atlayarak hayatını kaybetmişti.

Ekstralar: Fragman.

Bağlantılar : IMDB | Sözlük

Mustafa kimin Mustafa'sı

"Mustafa"yı izlediniz bir de köşe yazarlarını dinleyelim, evet söz sizde...

not: bu benim ilk link'im (;

Blogzin 3 yaşında!

3 by you.

Bundan yıllar önce Ebay.com sitesinin arka fon rengi civciv sarısıydı. Bir gün, Ebay'in tasarımcıları, bu rengi beyaz ile değiştirmeye karar verdiler. Amaçları, kullanıcılarına, daha "temiz ve ferah" bir tasarım verebilmekti. Dediklerini yaptılar ve Ebay sitesinin fon rengini civciv sarısından, kar beyaz rengine (#ffffff) çevirdiler. Hem de bir gecede. altıüstütasarım.
3 yaşında; yeni içerik, yeni tasarım ve yeni editörlerimizle... topluluk olma yolundayız, içinde ki yazar çıksın ortaya!

Bu iPhone, çakma iPhone!



Televidyon, DanDun programında Çin malı (Çakma) iPhone vardı. Şuana kadar yapılmış en iyi çin malı telefonlardan. Çift hatlı olması da leziz!

YouTube'da MGM Rüzgarları

youtube
Youtube, bir ay önce CBS’in dizilerini tam uzunlukta yayınlayacağını ve diğer firmalarla anlaşmaların da yolda olduğunu bizlere söylemişti. Güzelim YouTube, şimdi de MGM’in arşivindeki televizyon programlarını ve filmleri tam süreli olarak yayınlayacağını açıkladı.

MGM Stüdyoları, YouTube ile olan ortaklığına eskiden favori olan programlardan “American Gladiators” ile başlamayı planlıyor. Diğer bir kanalda ise tam uzunluktaki “Yedi Silahşörler” ve “Kurşun Geçirmez” gibi aksiyon filmlerini ücretsiz olarak izleme imkanı sunacaklar. Ayrıca “Bu Nasıl Sarışın” gibi filmlerin de video klipleri yine aynı kanal üzerinden izlenebilecek.

Bu başlıklar ilginizi çeker mi? [1], [2], [3], [4]

Oasis – Dig Out Your Soul

oasis by you.

Albümün başlarında bir yerde, tam olarak "The Turning"in finalinde "Dear Prudence" başlayacakmış gibi olduğunda, CD'yi ya da plağı (artık hangisiyse zehriniz) durdurup White Albüm'e geçip geçmemek arasında kararsız kaldığınız bir an olacak. Hiç durmayın geçin. Gerçek bir klasiği dinlemenin hazzı bir yana, geri geldiğinde Dig Out Your Soul'un ve elbette Oasis'in ana ilham kaynaklarına da daha bir vakıf olacaksınız. 11 parçanın (6'sı Noel, 3'ü Liam Gallegher bestesi) yer aldığı Dig Out Your Soul baştan sona The Beatles flash-backleri yaşatacak size. "Helter Skelter"ı ya da "Gimme Some Truht"u (bu sefer sadece Lennon) ya da bambaşka bir parçayı getirecek aklınıza. Hatta bir yerde Lennon'ın kendi sesiyle bile karşılaşacaksınız (Liam'ın "I'm Outta Time"ına dikkat). Hemen her parçanın da bir hikayesi var elbette. "Bag It Up Noel"in nostaljiyle andığı asit triplerini yad ederken; "Ain't Got Nothing Liam"ın Münih'te karıştığı bar kavgasına atfen yazılmış. Oasis'in son albümlerinden daha iyi olduğu konusunda hiçbir şüphem yok ama, Dig Out Your Soul grubun yeni bir başyapıt çıkarmasını bekleyenleri bir kez daha hayal kırıklığını uğratacak ne yazık ki.

Quantum of Solace, bildiğimiz 007

007 by you.

Daniel Craig, önceki Bond filmi “Casino Royale” için, “James Bond’u canlandırıyorsanız oranızın buranızın morarmasına da katlanacaksınız” demişti. Bu kez sadece birkaç morlukta atlatabildiğini sanmıyoruz.
 
Marc Forster, “Monstres Ball”, “Finding Neverland”, “Stranger Than Fiction” gibi önemli ve yeterli miktarda entelektüel filmlerin yönetmeni. Bir James Bond filmi için yeterli aksiyona sahip bir filmografi değil gibi görünüyor. “Quantum of Solace”a da, aksiyona ziyan getirmeden entelektüel bir hava katmış. Kendi lafımızmış gibi kullandım ama ön gösterimden sonra yanımızda kameralara filmi yorumlayan kelli felli bir eleştirmenin yorumundan da araklamış olabilirim :)

Vesper’ın ölümü ardından intikam melekliğine soyunan Bond, Mr. White’ı elinden kaçırdıktan sonra MI6’nın ruhu duymadan istihbaratın içine kadar sızmış yeni bir örgütün peşine düşüyor. Bu dediklerimizi ve filmin ilk yarısını anlamak için “Casino Royale”i izlemiş olmanız gerekiyor, aman ihmal etmeyin.

Casino Royale”, önceki filmlere göre biraz daha durgun sularda gezinen bir Bond filmiydi. Bu kez daha ağır kalibreli bir aksiyona dalıyor. “Casino Royale”e göre iki katı ilk gün hasılatı yapması da bundan. Peki ilk filmden iki kat daha mı keyifli?
Önce ateş edip sonra soru soran James Bond temasında bir eksilme yoksa da bu kez her türlü zorluğu teknolojik ıvır zıvırla aşan, “Görevimiz Tehlike” havasında bir kahramandan çok fiziksel aksiyona sırtını dayayan, Jason Bourne havasında bir karakter var. Casino’yla kıyasladığımızda daha az ikircikli bir senaryo ve daha fazla aksiyona göz kırpıyor. Daha fazla lüks otomobil, daha fazla yıkım ve yumruklarından önce egosuyla tokatlayan daha da karizmatik bir James Bond. Favorilerinizden biri olmaya aday.

Yeni Blogger Teması: EH-Style

blogger logo by you.

Selam arkadaşlar. Uzun zaman oldu tema paylaşmayalı. Küçük bir arşiv oluşturmaktayım, elim de şu ana kadar henüz yayınlanmamış 10-15 tane Blogger Teması var. Onlarla uğraş içindeydim :) En kısa zaman da hepsini yayınlayacağım! Bu haberimi de sizlerle paylaşayım.

RenkliBlog'dan tanıdığımız renkli kardeşimiz Erman Haskan bloglama konusunda tekrar aramızda. Bilmeyeniniz var mı? Twitter sayesinde öğrendim tekrar blogluyor olduğunu. Sevindim. Çünkü erman kaliteli, nadir blogcularımızdan! Merhaba yazısından sonra bir de yorum yazdım kendisine. "Kullandığın temayı çok beğendim, iznin olursa bunu kendi elimle yapıp blogger arkadaşlara dağıtacağım" teşekkür ediyorum kendisine kırmadı beni onayı aldım.

Onay aldıktan sonra başadım işe 2,5 saat de yoğun olduğum halde bir şeyler yapabildim. Beni en çok zorlayan Twitter Kuşu eklentisiydi. Üzerinde hayli hayli uğraştım. Ama sonunda oldu, elimden kaçar mı?

Tema paylaşım konularında fazla laf salatası yapmayı sevmem, yapanları da sevmem :) Nedir yaptığın, hemen ver uzatmaya gerek yok! Temayı kullanacak blogger'da okuya okuya kafa kalmaz, bir de temayı kullanacaksa ondan da vazgeçer. Zaten şu aralar güzide internet sakinleri artık okumuyorlar, izleyerek öğreniyorlar.

Biz en iyisi uzatmayalım;

Temanın orjinali Erman kardeşim'e aittir. Demo | İndir

kısa: RapidShare'dan düzenli olarak indirebilirsiniz, hesabım premium olduğu için (;

Kamera Şakası - Hipnoz

Derren Brown by you.

Derren Brown'dan mükemmel hazırlanmış kamera şakası ya da korkunç kamera şakası. Hangisi hoşuna gidiyorsa. Bir mekanda Atari oynayan bir genc hipnotize ediliyor ve sanki Oyunun içindeymiş gibi gerçek bir binanın içine sokuluyor. Aptalça kamera şakalarından sonra bunu izlemek gayet keyifli. Bu ara YouTube'nuz açıksa Japon kamera şakaları var, onlarda işi psikopatlığa vermiş iyice.

Atari oynarken öldürdüğü kadın gerçek senaryoda hazırlanıp ortamın içine atıyorlar garibi...
Binayı hortlaklar basıyor atarideki gibi herif çıldırmış vaziyette. inanılmaz bir şaka...
tekrar hipnoz ve uyandırıyorlar...

@ Temayı değiştirmeye başlıyorum. Şöyle magazinsel bir şeyler ne güzel olur, iç açıcı, her şey bitti bir tek header kaldı. bu arada Blogzin 3 yaşına girdi 12/11/2008 tarih itibariyle!

Fırça darbesi

sigarali resim by you.

Bir gidiyorum bir geliyorum diyorum nerede olduğumu soranlara. İnce bir çizginin üzerinde kendi peşimde koşturup duruyorum. Cenneti cehenneme, cehennemi cennete taşıyarak. Hayat düğüm olup kalmış boğazımın ucunda. Boğulmadan çözmeye çalışıyorum.

Bir varım bir yokum diyorum nerede olduğuma bakanlara. Uyanıyorum düş. Uyuyorum gerçek. Yüreğimin yolunda yürüyüp gidiyorum diyorum. Bazen kendi ayaklarıma dolanıyorum. Bazen de başkalarının ayaklarına basıp geçerek. Ama ne olursa olsun yitirmemeye özen gösteriyorum hayatımın yaşanıp da tüketilmiş, bitirilmiş karelerine. Yüreğimin en kuytu köşelerinde saklıyorum.

Bir orada bir burada sürüp gidiyor işte hayat. İyi misin diye soruyorlar. Evet diyorum ve başlıyorum anlatmaya iyiliğimi...Tam anlatırken sözlerimin arasına bir yalan giriyor. Kara kuru bir yılan gibi sinsice kıvrılarak gelip te çörekleniyor tüm kelimelerimin üzerine. Dilimden dökülen herşey kararıp soluyor. Kendi yalanım kendi dilimi sokuyor. Susuyorum.

Koca bir resim tuvalinin önünde dikilip duruyorum bugünlerde. Doğru rengi bulmaya çalışan bir ressamın tedirginliğinde ve telaşında, atılmayı bekleyen son bir fırça darbesini saklıyorum ellerimde. Zamanı ve rengi belirsiz...

Simitli antropoloji

non_passing_f_u_t_u_r_e by you.

Dün ellerim ceplerimde tembellikten yorulmuşken düşündüm: Uygarlık seni ve beni birbirimizden, başkalarından uzaklaştıran şey. Daha derinlemesine düşününce farkettim, kar odaklı sistem ile uygarlık birbirine çok benziyor.

Konuyu netleştirmek için "Kar nedir?" dedim, yoldaki simitçi kişiye, sırıtarak "Senden aldığım 75 kuruşun üçte ikisi" diye cavap verdi bilgelikle. Biraz yürüyünce farkettim simitçi olursam sistemle kavga etmek yerine onu anlayabilirdim. Cebimdeki son on lira ile sıkı bir pazarlıkla fırıncıdan tanesi 70 kuruşa simitler aldım ve simitçinin yanına geri döndüm. Karton kutuda sattığım simitler daha sıcak olduğu için az olan müşterinin çoğunluğu bana geliyordu, buna rekabet denir diye düşündüm. Lakin bilge simitçi düşündüğüm kadar açık görüşlü değildi. Bir grup destekçi ve yandaşçı kişinin de yardımıyla güçlü sayılamayacak sermayemin son kırıntılarını yokediverdi.

Simit alabiliyor ama simit satamıyordum. Buna kavram olarak pazar denilebilirdi. Ve ben pazar, detekçi, kar sisteminin dışındaydım demek ki.

# Tumblr efsanesi: Çok harika bir şey. Blogger ve twitter'dan sonra en iyi makina. hatta blogum bile var.

# Google seni buradan kınıyorum! Abazansın oğlum, konuşma :@

Hasılat

simitci by you.

"Ben bütün gün o simitçiyi düşünürüm" dedi adam.
"Onunla meşgul ederim kafamı, ona yoğunlaşırım. Kaç simit sattığına yoğunlaşırım... Geçer giderim önünden ama gün boyu düşünürüm o adamı."

Kadın incindi, kadın üzüldü, aralarındaki farka...

"Ben" dedi kadın;
"Ben simitçiyi düşünürüm, simitçinin karısını düşünürüm, araları nasıl, karısını döver mi, çocuklarını sever mi, iyi bir baba mı... Kaç simit sattı ve o simiti yiyenler beğendiler mi? Simitin pişirildiği fırın? O fırında çalışanlar sıcaktan pişmediler mi, maaşları az mı, o gün bir akrabaları öldü mü?... Ve gider bir simit alırım simitçiden."

Social Bookmarking nedir ki?

socialbookmagking by you.

İnternette gezinirken hoşunuza giden sayfaları arkadaşlarınızla paylaşmak artık çok kolay. Son zamanlarda sayıları gittikçe artmaya başlayan social bookmarking siteleri ile sık kullandığımız siteleri internette saklayabiliyor, paylaşabiliyor ve istediğimiz yerden kolayca ulaşabiliyoruz. Arkadaşlarım; sterseniz social bookmarking konusuna biraz daha yakından bakalım...

Kullanıcılarına internet sayfalarını saklama, organize etme ve site kullanıcılarının eklediği sayfalar arasında arama yapabilme gibi imkânlar sağlayan social bookmarking siteleri, internet deneyimimizin vazgeçilmez parçalarından biri haline gelmek üzere. Bu arada İngilizce bir terim olan “social bookmarking”in tam Türkçe karşılığını bulmak zor ama “sosyal imleme” veya “sosyal etiketleme” terimlerini duyduğunuzda şaşırmayın, büyük ihtimalle aynı şeyden bahsediliyor olacaktır.

Hem internet üzerinden hem de bilgisayarınıza yüklediğiniz programlar aracılığı ile ulaşabileceğiniz birçok uygulama var. Üstelik kaydettiğiniz internet sayfalarını arkadaşlarınızla paylaşabilir, hatta arkadaş bile edinebilirsiniz. Birçok uygulama istediğiniz seviyede gizlilik opsiyonu da tanıyor. Yani kaydettiğiniz siteleri herkesle paylaşmak zorunda değilsiniz. Web 2.0’ın en çok kullanılan özelliklerinden biri olan etiketleme sistemi social bookmarking sisteminin de önemli bir parçası. Kaydettiğiniz siteleri etiketleyerek daha sonra bu sitelere oldukça kolay bir şekilde ulaşabiliyorsunuz.

Social Bookmarking sitelerini kullanmak isterseniz önünüzde birçok seçenek var. İnternet üzerinden hizmet veren sitelerin en popüleri “del.icio.us”. Özellikle biz blog kullanıcıları arasında oldukça popüler olan “del.icio.us”a üye olarak profilinizi yaratıyorsunuz. Etiketleme işlemi de oldukça basit. Örneğin seyrettiğiniz ve sevdiğiniz bir film hakkında çıkan bir yazıyı kaydetmek istiyorsunuz. Üyelik sırasında tarayıcınıza eklenen butona basarak sayfayı “del.icio.us” profilinize ekleyebilirsiniz. Açılacak pencerede bu sayfa hakkında istediğiniz kadar etiket de girebilirsiniz. Bu etiketler sayesinde daha sonra bu siteye ulaşmanız oldukça kolaylaşacaktır. “del.icio.us”a benzer şekilde çalışan diğer social bookmarking siteleri arasında Reddit.com ve Digg.com da var.

Son dönemlerde oldukça popülerleşen social bookmarking uygulamalarından olan “StumbleUpon” ise tarayıcınıza yükleyeceğiniz küçük bir eklenti aracılığı ile çalışıyor. Kullanımı “del.icio.us” sisteminden daha kolay olan “StumbleUpon”un en büyük özelliği seçtiğiniz etiketlere göre ilginizi çekebilecek siteleri aramaya yarayan butonu. Ayrıca ekranınıza getirdiği siteyi beğenip beğenmediğinizi belirtebiliyorsunuz. Bu durumda bir sonraki önerisini buna göre karşınıza getiriyor. Ayrıca arkadaşlarınız ile web sayfalarını paylaşabilir ya da StumbleUpon üzerinde en çok beğenilen ve en az beğenilen web sayfalarını da görebilirsiniz. Hem Mozilla Firefox hem de Internet Explorer’ı destekleyen “StumbleUpon”, social bookmarking olayını daha bir eğlenceli ve sevimli bir hale getirmiş.

Social bookmarking sitelerinden “Mixx” de üyelerinin paylaştığı sitelerin oylanmasına imkân tanıyor. Mixx’e bookmarklarınızı ekleyebileceğiniz gibi, Mixx’in veritabanındaki sitelerden de araştırma yapmanız mümkün.
Son dönemin en büyük çılgınlığı Facebook ile de social bookmarking yapmanız mümkün. “Facebook Share” aracılığı ile beğendiğiniz siteleri arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz. Google ise “Google Bookmarks” ile social bookmarkinge her zamanki gibi basit ve kullanışlı bir arayüzle yaklaşıyor. Bilgisayarların olmazsa olmaz eklentilerinden “Google Toolbar” ile birlikte gayet kolayca kullanabileceğiniz “Google Bookmarks”, tarayıcınızın Sık Kullanılanlar klasörünün daha gelişmiş bir hali olarak duruyor.

Gelelim güzel haberimize. Artık bloglar da beğendiğimiz yazıları kolayca tek bir yerden okumak isterseniz ana//kafa'yı sizin için çalıştırdık. En beğenilen linkleri bir arada topladık, kolaylık sağladık, paylaşmanın tadını çıkardık :-)

Kayıp "Milyonlar" 2004

9tu9 by you.

TV için çektiği filmleri saymazsak Danny Boyle'un şimdiye kadarki en yumuşak başlı işi. Deli dolu bir öyküye sahip. "Her çocuğun rüyası" niteliğinde üstelik. Hayır, uçan çocuklar yok burada. Onun yerine bir çuval dolusu para bulan 9 yaşındaki Damien (olağanüstü sevimli ve doğal Etel) var. Damien, bulduğu paranın Tanrı tarafından gönderildiğini düşünür. Haklıdır da, çünkü çanta kelimenin tam anlamıyla gökten düşer. Bulduğunu fakirlere dağıtmaya başlayan Damien'ın önünde iki büyük engel vardır: Paranın gerçek sahibi kötü-pis adamlar ve para biriminin çok yakında tedavülden kalkacak oluşu. Sürprizlerle dolu filmde en sevdiğim; The Muse eşliğindeki soygun sahnesi.

Tuşlar: IMDBSİNEMA | SATIN AL

Hard Rock ve Pop arası?

automatic by you.

İlk albümleri Not Accepted Anywhere'den bu yana çok zaman geçmedi gerçi ama Galli topluluk The Automatic bu süre içinde az değişim geçirmedi. İlk albümde geri plandaki çığlıkları yüzünden çokça tartışılan klavyeci Alex Pennie gruptan ayrıldı ve yerini Paul Mullen'a (Yourcodenameis: Milo'dan hatırlayacaksınız) bıraktı. Peki Alex'in kimilerini rahatsız eden kimilerine göreyse gruba bir şahsiyet kazandıran vokal atakları gidence ortaya nasıl bir sound çıkmış dersiniz? Eh işte. Sonuçta The Automatic hiçbir zaman Brit kökenli gitar gruplarının en iyilerinden biri olmadı ama öyle ya da böyle ortalamanın üzerinde kalmayı da hep bildi. This Is A Fix de yer yer yoran ama dikkatli kulak kabarttığınızda sizi yarı yolda bırakmayan bir albüm. Vokallerin geriden hayal gibi akışı çoğu yerde dengelerin altüst olduğu bir sound yaratmış ki fena olmamış.

theautomatic08[1] by you.

Albümün ilk single'ı, grubun görece eski parçalarından biri olan "Steve McQueen", albümle aynı adı taşıyan "This Is A Fix" ve "Magazines" diğerlerine göre öne çıkan iyi parçalar ama hiçbiri de "Monster" ayarında bir hit olacak gibi değil. Galiba sorun biraz da grubun hard rock'a mı yoksa pop'a mı daha yakın duracağıyla ilgili kararı bir türlü verememiş olmasında.

Blogzin'e yeni editör: TARANTİNO

Sizde yazın, sizde kazanın!

Bugün itibariyle Blogzin’e yeni bir editör dahil olmuştur! Kendisi daha önce blog yazmış ama bazı sıkıntılardan dolayı kısa bir ara vermiş. Benden de rica edince kıramadım kendisini, kapımız açıktır. Şu an için tam adını kullanmayı istemiyor, şimdilik "tarantino" olarak anılmasını istemekte.

Tarantino; daha çok müzik ve sinema başta olmak üzere bloga katkı sağlayacaktır. Kendisine hoşgeldin diyoruz ve bol okunacak yazılar bekliyoruz!

# Faceyourmanga diye bir şey var, kendi avatarınızı oluşturabiliyorsunuz. Ne eğlenceli bir makina bu ya! Ben eğlendim valla.

#  Newsweek Türkiye'de! Fiyatı ismini aldığı dergiye göre daha ucuz; 2.5 ytl. kısacası alın ilk sayıya bir bakın, sonra da kararı kendiniz verin. 2,5 ytl'ye yapılacak daha iyi şeyler vardır ama alınacak daha iyi dergilerin sayısı az.

# Bir adam 88 tane araba alıp satar mı kardeşim. Bu adam Cem Yılmaz olunca 89.'da alır be kardeşlik! Hemde Bentley Continental GT. Bizde burada blog yazalım amk!

600

Kız

- Çekilmez bir adam oldum ben kızım. Seninle birlikteyken bir şeyler gelmiyor da aklıma rahat ediyorum. Yoksa durmaksızın dönen bir karabuluttan farksızım. Kıç kadar bir hikayeye sıkıştırılmışım gibi on beş metreyi geçmez ufkum. Diyeceksin ki dışarıda yağmur var, uyduruk ama gerçek bir adada bir kaplan küçük antilobu yakalamış, biraz ötede yeni zengin bir dul emirler veriyor, budala bir çocuk ilk aşkı için ilk yazısını karalamış, adam işe girdim diye nasıl seviniyor aptal bir dairede... Düşün bunları yaşam nasıl da geniş, diyeceksin. Başkaları var diyeceksin, savaş var diyeceksin. İşte sorun da burada değil mi, biliyorken umurunda olmaması. Şimdi kapa çeneni ki aptal yüzüme bakmandan sıkılmayayım. Seni düşünüyorum ben sadece. Benim gibi bir adamla olmaz ki be...

- Daha geç sevişmeliyiz deryay-ı buda, o zaman böyle etraflıca düşünülmüyor, hemen uyuyorsun, sığ ve sakin. Tıpkı bilgisayar gibi 0-1.

(600. yazının şerefine...)

Aşk-ı Memnun

Somos by you.

Seni muamma varlığından kopyalayıp, Kendi ideme yapıştırıyorum. Kalan zaman hesaplanıyor... 365 gün 6 saat  2 dakika 3 saniye... kaldı

Uyarı: Kopyalamakta olduğunuz varlıkta idenize zarar verecek muammalar bulunmaktadır!
Devam et.
Kopyalama işleminin gerçekleşebilmesi için yönetici izni gerekiyor.
İzin ver.
Kopyalama başarısız.
İptal.
Ne mecalim kaldı seni kabullenecek ne de zamanım. Sonsuz uykular sevgilim!
Yolcu yolunda gerek.